Arşiv. Kaydet. PAYLAŞ. FETÖ’nün şok mangalarına yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ihraç subay, kendinden sorumlu örgüt mensubuyla yaptığı görüşmelerde FETÖ soruşturmasında tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. Topuz'un tutukluluk halinin devamına karar FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonlar devam ederken soruşturma aşaması tamamlanan FETÖ'cüler hakim karşısına çıkıyor. Teğmen rütbesi örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından takılan ve bunu itiraf eden eski tuğgeneral Serdar Atasoy'un yargı süreci başladı. Ankara 32. yargıtay fetö davaları ne kadar sürer arşivleri Read more Konyada, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 179’u tutuklu 486 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesince Büyükşehir Belediyesince merkez Meram ilçesinde özel hazırlanan Fatih Sultan Mehmet Spor Salonu’nda görülen duruşmada tutuksuz Vay Tiền Trả Góp Theo Tháng Chỉ Cần Cmnd. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ'nün "çalışma evi" olarak adlandırılan hücrelerinde kaldığı, örgüt üyesi olduğu ve 2013 hakimlik-savcılık sınavlarına hazırlandıkları tespit edilen 11 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Ankara, Adana, Van, Diyarbakır, Antalya ve Denizli’de düzenlediği eş zamanlı operasyonda, şüphelilerden 10’unu yakaladı. Adreslerde yapılan aramalarda, çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzeme ele geçirildi. Gözaltına alınan zanlıların emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, firari 1 kişinin yakalanmasına çalışıldığı bildirildi. Son dönemde hemen hemen her hafta, Türk Silahlı Kuvvetleri TSK içindeki FETÖ operasyonları ile ilgili haberlerle güne başlıyoruz. Zaman zaman diğer devlet kurumlarından da, az da olsa, FETÖ’cülerin uzaklaştırıldığına dair haberler çıkıyor. TSK’nın FETÖ’den arındırılma süreçlerinde hâlâ rakamların yüksek olması, ister istemez kamuoyunda birtakım soruları da gündeme getiriyor. Sorulardan en önemlisi, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden epeyce bir zaman geçmesine rağmen, hâlâ arındırmanın tamamlanamamış olması üzerine. İkinci soru da, TSK içinde bugüne kadar FETÖ’cüler kendisini hâlâ gizleyebildiyse, diğer kurumlarda FETÖ arındırma ve temizlik süreçlerinin sona erip ermediği ile ilgili. Devletin FETÖ’den arındırılmasının belirli bir zaman alması kaçınılmaz. Önemli olan devletin FETÖ tehdidine karşı mücadelede kararlılığını sürdürmesidir. Diğer taraftan da devletin kararlılığının tüm kurumlarda, aynı hassasiyetle devam ettirilmesi de elzemdir. TSK içindeki FETÖ’cülere karşı son aylarda giderek hızlanan operasyonların, aslında bir süreçle ilgili olduğu anlaşılıyor. Sürecin bir tarafında, yargı ve güvenlik birimlerinin örgütün yapısı ve işleyişi ile ilgili, ankesörlü telefon ve ardışık arama gibi yöntemler üzerinden zamanla yeni bilgilere ulaşması bulunmakta. Bu tip yöntemlerin ortaya çıkarılmasıyla da, TSK yapılanmasındaki kripto FETÖ’cüler çözülmeye başladı. Hakkında soruşturma başlatılan askerlerin yarıya yakını itirafçı olmuş, itirafların neticesinde de sivil imamlara ulaşmak daha da kolaylaşmıştır. Sürecin diğer tarafında ise, aslında TSK içinde belirlenen FETÖ’cülerin hepsinin bir anda gözaltına alınmadığı gerçeği var. Özellikle aynı anda birçok FETÖ’cünün gözaltına alınması durumunda, gözaltı süresinin dört gün olduğu dikkate alındığında, sorgulama, savunmalarını alma ve mahkemeye sevk etme süreçleri yeterince titizlikle yapılamayacağı için böyle bir uygulamanın yapıldığı anlaşılıyor. Aslında TSK’nın FETÖ’den arındırma süreçlerindeki rakamlara bakıldığında yargı ve süreci yöneten güvenlik birimlerinin doğru yolda olduğu da görülüyor. Millî Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Başkanlığı geçtiğimiz hafta, basını terörle mücadele konusunda bilgilendirdi. Söz konusu bilgilendirmede tüm terör örgütleri ile mücadelede güncel rakamlar açıklandı. Buna göre, bugüne kadar, FETÖ ile mücadele kapsamında 15 bin 2013 personel, TSK’dan ihraç edilmiş. Ayrıca, 6 bin 838 personel hakkında da adli ve idari işlemin sürdüğü duyuruldu. Adli ve idari işlemin sürdüğü kişilerin bir kısmının firari, bir kısmının itirafçı olduğu ve bir kısmının da açığa alındığını belirtmek gerek. Özellikle OHAL’den sonraki arındırma ve temizlik süreçlerinin daha uzun süreye yayıldığı da biliniyor. OHAL, Temmuz 2018’de kaldırıldı. Söz konusu tarihten Ocak 2019’a kadar yapılan operasyonlarda TSK’da toplam gözaltına alınan FETÖ şüphelisi 4 bin 340. Bunlardan itirafçı olup adli kontrolle serbest bırakılanlar 2 bin 183 kişi. Tutuklananlar ise bin 565 kişi. Sayılar her hafta değişiyor. FETÖ üyeliği operasyonlarının aksine, 15 Temmuz’da fiilî darbe girişimine katılanlarla ilgili davalarda sona yaklaşıldı. Sanık sayılarının çokluğuna ve dava dosyalarının çok geniş olmasına rağmen, bu alandaki yargılamaların hızlı, etkin ve adil yapıldığı ile ilgili genel bir kanaat oluştu. Toplam 289 fiilî darbe davasından 241’i karara bağlandı. 48 davanın görülmesine ise devam ediliyor. Devam eden ve karara bağlanmayan davaların içinde en uzun sürmesi beklenen, 475 sanıklı Akıncı Üssü Davası idi. Dün itibarıyla bu davada savcı mütalaasını tamamladı. Ve savcı, darbeyi Akıncı Üssünden yöneten sivil imamlara, 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Dolayısıyla, bu dava da bundan sonra çok uzun sürmez. Devletin FETÖ’den arındırılmasının bir süreç olduğunu bilmek gerekiyor. Ve bugüne kadar ortaya çıkan uygulamalara bakıldığında epeyce de süreceği anlaşılıyor. Dolayısıyla, bu konuda devletin tüm kurumlarındaki kararlılık ilk günkü gibi devam etmeli. Kamuoyu oluşturucuları da FETÖ konusunda toplumsal hassasiyetin sürmesi için sorunun takipçisi olmalı… [Türkiye, 22 Ocak 2019] Türkiye Gazetesi'nden Ebru Karatosun'un haberine göre,FETÖ soruşturmalarında savcıların tutuklanmasını talep ederek hakimliğe gönderdiği örgüt üyeleri için belli kriterler bulunuyor. Hakimler söz konusu örgüt üyesi şüpheliler için 13 kriteri göz önünde tutuyor. İşte o kriterler 1- 17-25 Aralık sonrası eylemler. Bank Asya'da 2014 Nisan ayından sonra 4 bin TL ve üzeri para yatırıp en az iki ay tutmak. Bu kritere kredi veya bireysel emekliliği bulunan kişiler dahil edilmiyor. 2- Telefonunda ByLock programı tespit edilmesi. ByLock'u yoğun kullanan kırmızı ve turuncu listedekiler için bu durum tek başına delil olarak kabul edilirken, daha az kullanan mavi listedekilerin durumu diğer delillerle birlikte değerlendiriliyor. 3- Tanık, gizli tanık beyanları delil olarak değerlendirmekte ancak isimsiz ihbarlar delil olarak değerlendirilmemekte. 4- Örgüt tarafından belirlenen oran nispetinden maaştan her ay düzenli olarak örgüte himmet adı altından yardımda bulunulması. 5- FETÖ'cü üst düzey kamu görevlisi olanların çocuklarını tedbir amacıyla FETÖ'ye ait okul ve dershanelerine göndermedikleri değerlendiriliyor. Bunun için FETÖ'nün okul ve dershanelerine çocukların gönderilmesi delil olarak düşünülmüyor. 6- FETÖ'yle bağlantılı derneklerde yönetim ve denetim organlarında görev yapmak. 7- Kişinin öğrencilik yıllarında örgüte ait ev ve yurtlarında kalmış olması tek başına delil değil. Mezuniyetten sonra örgütle bağı olup olmadığına bakılıyor. 8- Örgüte bağlı TV kanallarının DIGITURK'ten çıkarılmasının ardından toplu halde DIGITURK aboneliklerini iptal edilmesi de delil sayılıyor. 9- Örgüte ait veya bağlantılı otellerde örgüt tarafından belli amaçlarla düzenlenen toplantılara katılmak. HSYK seçiminden önce ve sonra yapılan toplantılar gibi 10- Zanlının üzerinden 1 dolar çıkması, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yan delil olarak kabul ediliyor. 11- Kişinin örgüt içinde tayin edilmesi delil olarak değerlendiriliyor. 12- KPSS, askeri veya polis okulu sınavları gibi kamu kurumlarına giriş için yapılan sınavlarda önceden soruların elde edilmiş olması tek başına delil kabul ediliyor. Bu konuda kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığına bakılıyor. 13- Örgüt üyelerinin aralarındaki iletişimin tespiti için HTS kayıtları da dikkate alınıyor. Facebook'tan takip etmek için tıklayınız Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda KPSS ortaya atılan kopya iddialarını inceleyen DDK, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık soruşturma başlattı. DKK Başkanı Yunus Arıcı da konuyla ilgili yaptığı son açıklamada "Ne tek bir gencimizin hakkını yediririz ne de Devletimizin güvenilirliğine halel gelmesine göz yumarız." ifadelerini kullandı. Şu anda en çok merak edilen konu ise milyona yakın adayın katıldığı KPSS'nin iptal edilip edilemeyeceği. Elde edilen bilgiler doğrultusunda KPSS'nin akıbetiyle ilgili ortaya iki farklı olasılık çıkıyor. Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda KPSS bazı sınav sorularının bir yayınevinin deneme sınavı sorularıyla aynı olduğuna ilişkin iddialar sonrası Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu DDK inceleme başlattı. DDK, incelemenin ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık jet hızıyla soruşturma başlattı. DKK BAŞKANINDAN AÇIKLAMA Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Yunus Arıncı Devlet Denetleme Kurulu olarak KPSS sınavına yönelik incelemelere titizlikle devam ediyoruz. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Ne tek bir gencimizin hakkını yediririz ne de Devletimizin güvenilirliğine halel gelmesine göz yumarız. Polis de Yediiklim Yayınevi'ne baskın düzenledi. İddialar üzerine dün Resmi Gazete'de Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayınlanan kararla ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı. "Tek bir evladımızın dahi mağdur olmasına asla müsaade etmeyiz" açıklaması yapan Başkan Erdoğan, eş zamanlı olarak DDK'ya tam yetkiyle inceleme talimatı verdi. KAPSAMLI İNCELEME DDK müfettişleri, dün öğleden sonra ÖSYM Başkanlığı'na giderek ilk incelemelere başladı. DDK, KPSS lisans oturumundaki bazı sorulara ilişkin iddialar konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık "Sahtecilik", "Kamu aleyhine dolandırıcılık" ve "Görevi kötüye kullanma" suçlarından soruşturma başlattı. Savcılığın soruşturma açmasından sonra harekete geçen polis Yediiklim Yayınevi'nin Ankara'da bulunan merkez ofisi ve deposuna baskın yaptı. Bu arada YÖK de iddialarla ilgili soruşturma başlattı. DDK Başkanı Yunus Arıncı sürecin nasıl yürütüleceğini SABAH'a anlattı. Başkan Erdoğan'ın talimatının ardından dün bir ekip kurduklarını anlatan Arıncı, "İncelemeyi hemen başlattık. Daha önce de beyan ettiğim gibi problemli bir durum var görünüyor. İncelemenin ne kadar süreceği konusunda net bir şey söylememiz şimdilik mümkün değil. Neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Ancak çok kapsamlı bir inceleme yapacağız. Herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına incelemeyi en kısa zamanda tamamlayacağız ve sonucu hızlı bir şekilde Cumhurbaşkanımıza sunacağız" dedi. Arıncı, sınavın iptal edilmesinin DDK'nın yetkisinde olmadığını belirterek, "Bizim işimiz kapsamlı bir inceleme yapmak" diye konuştu. FETÖ VARLIĞI ARAŞTIRILACAK Bu arada DDK müfettişleri yapacakları incelemede, yalnızca kopya olduğu iddia edilen sorularla ilgili değil, olayın arkasında başta FETÖ olmak üzere herhangi bir suç örgütünün varlığını da araştıracak. SINAVIN AKIBETİ İLE İLGİLİ İKİ İHTİMAL Şu anda en çok merak edilen konu ise milyona yakın adayın katıldığı KPSS'nin iptal edilip edilemeyeceği. Elde edilen bilgiler doğrultusunda KPSS'nin akıbetiyle ilgili ortaya iki farklı olasılık çıkıyor 1- YÖK ve ÖSYM yetkililerinden alınan bilgilere göre, kopya olduğu iddia edilen soru sayısının 20'yi bulduğu tespit edilirse sınav tamamen iptal edilecek. Sınav iptal kararı DDK incelemesini tamamlamadan da verilebilecek. 2- Kopya olduğu iddia edilen soru sayısının 3 ya da 4 olması durumunda ise sınavın tamamının iptal edilmesi yerine, şaibeli olan sorular iptal edilecek. Bu durumda KPSS'ye giren adaylar bu sorulardan muaf tutulacak ve puanları da buna göre hesaplanacak. YKS TERCİH SÜRECİ ETKİLENİR Mİ? Kopya iddialarının tam üniversite tercih dönemine gelmesi ve bu süreçte ÖSYM Başkanı'nın da görevden alınması Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na katılan 3 milyondan fazla adayı da tedirgin etti. Tercih süreci 5 Ağustos gecesi sona erecek. Yerleştirme sonuçlarının ise 20 Ağustos'ta açıklanması bekleniyordu. Bu sürecin aksamaması için ivedilikle ÖSYM koltuğuna yeni başkan atanacağı öğrenildi. ÖSYM Başkanlığı için YÖK 3 isim belirleyecek. Başkan Erdoğan, bu isimlerden birini ÖSYM Başkanlığı'na atayacak. SORU VERİ TABANI İNCELENECEK DDK'NIN başlattığı inceleme kapsamında oluşturulan ekiplerden biri ÖSYM'de, diğer ekip ise söz konusu yayınevinde inceleme yapıyor. Soru veri tabanının incelemeye alındığı ve soruları hazırlayan kişilerin ifadelerine başvurma sürecinin de başlatıldığı ifade edildi. Yayınevinin ÖSYM ile ilişki boyutunun da mercek altına alındığı öğrenildi. DİJİTAL MATERYALLERE EL KONULDU Savcılığın soruşturma başlatması üzerine harekete geçen polis, Yediiklim Yayınevi'ne baskın yaptı. Depo ve merkez ofiste yapılan aramalarda yayınevine ait bütün dijital materyallere el konuldu Doğal olarak, herkesin aklına, sadece 2005 ile 2013 arasında KPSS, Polis Akademisi, Polis Koleji, Komiser Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı memurluğu ve konsolosluk memurluğu sınavları, kaymakamlık sınavı, hâkim ve savcı adaylığı sınavı, TSK mülakat sınavlarında hile dahil sekiz yılda 260 bin kişiyi mağdur eden FETÖ SKANDAL AÇIKLAMASIKonunun üç yönü var Birincisi sınavı gerçekleştiren ÖSYM, ikincisi benzer soruları yayınlayan Yediiklim Yayınevi, üçüncüsü ise sınavın olayın ortaya çıkmasından sonraki tutumu tam skandal üstüne skandal. Soruların, yayınlanan soru kitapçılığı ile aynı olduğunun ortaya çıkmasından kısa süre sonra ÖSYM’nin sosyal medya hesabından şu mesaj yayınlandı “Bazı sınav sorularının bir yayınevinin deneme sınavı sorularıyla aynı olduğuna ilişkin sosyal medya platformlarında ortaya atılan iddiaların incelemelerimiz neticesinde asılsız olduğu anlaşılmıştır.”DDK DEVREYE GİRDİCumhurbaşkanı Erdoğan hemen Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye soktu. Daha akşamına iddiaların asılsız olup olmadığı devletin en üst teftiş kurulu olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından açıklandı. 2 Ağustos akşamı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı. DDK’nin suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Ağustos günü, “sahtecilik”, “kamu aleyhine dolandırıcılık” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma başlatıldı. Ardından soruları yayınlayan Yediiklim Yayınevi şirketine ait iki adreste Mali Şube tarafından arama yapıldı. Soruşturma ÖSYM’ye de skandalın, ÖSYM’nin içindeki birileriyle gerçekleşen münferit bir olay mı yoksa örgütlü mü olduğu Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda HAKKINDA İKİ FETÖ SORUŞTURMASIYALNIZ FETÖ’cü bazı hesapların, bir anda Yediiklim Yayınevi’nin sahibi Münir Çelik’in AKP ve MHP’lilerle çekilmiş fotoğraflarını paylaşması, olay ortaya çıkar çıkmaz açılan soruşturmaya rağmen algı operasyonu yürütmesi dikkatlerden Çelik’i biraz daha araştırınca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/207810 sayılı soruşturma kapsamında hakkında FETÖ/PDY Terör Örgütü üyeliğinden adli işlem yaptığı ve hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı’na dair karar verdiğini öğrendim. Çelik ifadesinde, 17/25 Aralık sürecinden önce TL kadar kurban bağışı vererek FETÖ’ye maddi yardımda bulunduğunu, Yediiklim isimli şirketin Zaman gazetesine iki aboneliğinin olduğunu ancak daha sonra iptal ettirdiğini yandan, Yediiklim Eğitim Bilgisayar Yayıncılık Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın 2016/18019 sayılı soruşturma yürüttüğünü öğrendim. Ayrıca üzerinde durulan bir başka konu ise Yediiklim’in birçok alanda hazırladığı soru kitapçıklarında KHK ile ihraç edilmiş FETÖ’cü eğitimcilerin SGK kaydı olmadan görev yaptığı 15 FETÖ İHRACI BU bilgiler, KPSS soru skandalının örgütlü işlenmiş bir suç olduğunu göstermeye yeter mi? Bu ancak çok titiz bir soruşturmayla ortaya şu ÖSYM’nin soru havuzundaki sorular mı yayınevine gönderildi, yoksa yayınevinin deneme kitapçığındaki sorular mı soru havuzuna alınıp KPSS sınavında adaylara soruldu?Her iki durumda da ÖSYM içinden işbirliği yapanlar olmadan bu skandalın gerçekleşmesi mümkün Temmuz’dan bu yana kamu kurumları içerisinde en az FETÖ’cü temizliği yapılan kurumların başında ÖSYM geliyor. ÖSYM idari kararla bazı FETÖ’cüleri ihraç etse de, OHAL kapsamında yayınlanan KHK’lar ile bugüne kadar 15 FETÖ mensubu ihraç edildi. Bu kişilerin 14’ünün yaptığı itirazlar reddedildi. Birinin incelemesi de da söylediğim gibi olayın üçüncü yönü, sınava girip mağdur olanlar. Evet sınav iptal edildi ama insanların kafasında şüpheler oluştu bir kere. Sadece sınava girenlerin değil, halkın kafasındaki soru işaretlerinin tamamen ortadan kalkması, faillerin ortaya çıkarılması her şeyden gibi, böyle bir skandalın ÖSYM içinden birilerinin dahili olmadan gerçekleşmesi mümkün değil. Bu olay FETÖ ile mücadelenin kesintisiz devamının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sadece TSK ve emniyet gibi güvenlik bürokrasisinde değil, sivil bürokrasi içinde de bu mücadele kesintisiz sürmeli. Çünkü, hırsız içerdeyse kapı kilit tutmuyor işte.

fetö soruşturma ne kadar sürer