Merkezisınavlar, kültürel gelişmeler, eğitim-öğretim camiasından haberler HABERAKAR'da sizlerle
TÜRKİSLAM KÜLTÜR MEDENİYETİ-1. 1-Anadolu Selçuklu Devletinde ticareti geliştirmek için gerekli ana yollar üzerinde inşa edilen mimari yapı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kervansaray B) Bedesten C) Arasta. D) Çarşı E) Bimarhane. 2- Anadolu Selçukluları döneminde; - Gümrük vergilerinin azaltılması,
OSMANLIDEVLETİ'NİN DURAKLAMA DÖNEMİ 1. III.Murat (1574-1595), 2 III.Mehmet (1595-1603), 3. I.Ahmet (1603-1617), 4. I.Mustafa (1617-1618), Avrupa'da XV. ve XVI. yüzyıllarda ordu ve donanma konusunda önemli gelişmeler meydana geldi. Bu gelişmeler sonraki dönemlerde de devam etti. kültürel ve ekonomik açıdan bozukluklar
OsmanlıKültür ve Medeniyeti ile ilgili KPSS'de çıkmış sorular ve cevapları • I. Murat döneminde Rumeli’ye geçişle birlikte savaş esirlerinden asker seçilerek orduya alınmıştır Osmanlı Devleti’nde hukuk alanındaki gelişmeler 19. yüzyılda başlamıştır. 1878’de İslami temelli ilk medeni hukuk,
DörtHalife döneminin temel siyasî olayları ve kültür ve medeniyet alanlarındaki temel gelişmeler hakkında bilgi sahibi olma, 2: 8: 25016062: Emevi Dönemi (Kültür Ve Medeniyet) 2: 8: 25016063: Eleştirel Tarih Felsefesi: 2: 8: 25016064: Tarih Felsefesi: Anlam Ve Yorum Murat Belge, Osmanlı’da Kurumlar ve Kültür
Vay Tiền Trả Góp Theo Tháng Chỉ Cần Cmnd. 4. Murat, 17. Osmanlı padişahı ve 96. İslam halifesidir. 4. Murat 27 Temmuz 1612 yılında İstanbul’da, Sultan I. Ahmedin ve Kösem Sultan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. I. Mustafa sağlık sebebi nedeniyle tahttan indirilince yerine Sultan 4. Murat geçti. Dönemi ıslahatların yoğun olarak yapıldığı dönemdir. 4. Murat tahta çıkınca tahta geçiş yılı için şu mısra dile getirildi. ”Sultan Murad-ı Rabi oldu Padşah” Bu mısradaki harflerin ebced hesabına göre sayı değeri 1032’dir. 1032 yılı Hicri takvime göre içinde bulunulan yılı gösterir. Dönemi Önemli Bilgiler 4. Murat, Osmanlı’nın karışık bir döneminde tahta çıktı. İdari işler karışık olduğundan, Yeniçeri ve Sipahi askerleri zorbalığa başvuruyorlardı. 4. Murat çocuk yaşta olduğu için, bu durumda annesi Kösem Valide Sultan saltanat naibesi oldu ve devletin idaresinde önemli söz sahibi oldu. Bu dönemde Bağdat’ta düzen bozulmuştu. Bunu fırsat bilen İran Şahı Abbas Bağdat’ı kuşattı. Bağdat beylerbeyi Bekir Subaşı’nın oğlu Mehmet yüzbaşıyı kandırdı ve Mehmet’in açtığı kapıdan girerek Bağdat’ı zapdetti. Bağdat halkına çok zulmettiler. Sultan Murat 1635 yılında ordusunun başında Revan kalesi üzerine sefere çıktı. Kale kuşatıldı ve Kalenin beyi Tahmasb Kulu Han Emirgune oğlu kaleyi teslim etti. Emirgune oğluna İstanbul’da bir köşk hediye edildi. Günümüzde Emirgan olarak bilinen semt burasıdır. Ancak 4. Murat İstanbul’a döndükten sonra 1636 yılında Safeviler Revan kalesini kuşattı ve kale kış şartlarına dayanamayıp teslim oldu. Sultan Murat 1638 yılında Bağdat üzerine gitti. Ordusunun başında savaşa katıldı. İranlılar çam yarması bir pehlivanı meydan okuma için gönderdiğinde Sultan Murat bizzat kendisi çıktı karşısına. Zorlu mücadeleden sonra pehlivanının kaftasını tepeden çeneye kadar kırdı. Bu savaşta giydiği demir ve halkalardan yapılmış örme zırh, Topkapı Sarayı müzesinde sergilenmektedir. Savaş sonunda 1639 yılında Safevi Devleti ile Kasr-ı Şirin Antlaşması yapıldı. IV. Murat Dönemi Islahatlar 4. Murat, baskı ve şiddete dayanan kuvvetli bir disiplin sağlamıştır. Yeniçeri Ocağı’nı yeniden düzenlemiştir. İstanbul’da gece sokağa çıkma yasağı, içki ve tütün yasağı getirmiş, kahvehaneleri kapattırmıştır. Devlet sorunlarını ve bu sorunların çözüm yollarını tespit etmek için ilk kez devlet adamlarına çeşitli raporlar hazırlatmıştır. Bu raporlardan en önemlisi 1631’de hazırlanan ve IV. Murat’a sunulan Koçi Bey Risâlesi’dir. Ancak sorunların çözümüne yönelik olan bu risâle, IV. Murat’ın ölümü nedeniyle uygulanamamıştır. IV. Murat döneminde risale hazırlayan bir diğer önemli kişi Katip Çelebi’dir. Tarih, coğrafya, tıp, astronomi gibi pek çok alanda kendisini geliştirmiş olan Katip Çelebi, 4 bölümden oluşan “Düsturü’l Amel li-Islahi’l Halel” adlı risalesinde, Osmanlı Devleti’nin ömrünün uzaması için çeşitli önlemlere ve önerilere yer vermiştir. Bu iki risâle yazarı dışında Lütfi Paşa, Gelibolulu Mustafa Âli, Veysî ve Aziz Efendi gibi pek çok risâle yazan önemli devlet adamı olmuştur. Bu dönemde kasideleriyle ünlü şair Nef’i’dir. Zarrî zararlı mahlasıyla şiirler yazan Nef’i, hiciv eleştiri şiirleri nedeniyle Sultan IV. Murat tarafından boğdurulmuştur. Döneminde imparatorluğu müthiş bir kargaşadan kurtaran ve idareyi ele alan Sultan 4. Murat, damla Nikris hastalığıyla mücadele etmeye başladı. Ancak ömrü uzun sürmedi ve 1640 yılı Şubat ayında vefat etti. KAYNAK OSMANLI TARİHİ KİTABI PROF. DR. MEHMET MAKSUTOĞLU
OSMANLI TARİHİ1299-1922ANADOLU’DA GELİŞMELER Ankara’nın yeniden alınması 1362 Oğlu Yıldırım Bayezıd’ı Germiyanoğlu Süleyman Bey’in kızıyla evlendirerek onlardan Kütahya, Emet,Tavşanlı, Simav ve dolayları çeyiz olarak alındı. Hamitoğullarından Eğridir ve çevresi satın alındı. Karaman Beyi Alaaddin Ali Beyle kızını evlendirerek dostluk kurmaya çalıştı. Ancak Karamanoğullarının düşmanca tavırlarını sürdürmeleri üzerine harekete geçerek, Karamanoğullarını yendi. Alaaddin Ali Bey’i affederek barış yaptı. Ankara’nın Yeniden Alınması 1362 HÜDAVENDİGAR DÖNEMİ 1362–1389 Orhan Beyin ölümü ve tahta geçmesini fırsat bilerek Eratna beyinin Karamanoğullarının teşviki ile Ankara’yı kendi hakimiyetine alması üzerine ilk işi, Ankara’yı Eratna Beyliğinden yani Ahilerden geri almak Germiyanoğulları İle Akrabalık 1381 Karamanoğulları ile savaştığı için zor durumda kalan Germiyanoğlu Süleyman Bey Osmanlı Devleti’nin yardımını sağlayabilmek için kızı Devlet Hatun’u Şehzade Beyazıd’e olarak da Kütahya, Emet,Tavşanlı, Simav’ı Osmanlılara yerlerin Osmanlıların idaresine girmesi ile Osmanlılar ile Hamitoğulları sınır komşusu Hamitoğullarından Toprak Satın Alınması 1381 Karamanoğulları ile sınır anlaşmazlığı yanında Osmanlılar ile anlaşamayacağını anlayan Hamitoğulları teklifi ile Akşehir, Beyşehir, Karaağaç, Yalvaç, Isparta, Seydişehir ve Eğirdir gibi şehirleriniOsmanlılara sattılar. 4. Karamanoğulları İle Akrabalık ve Mücadele Karamanoğulları kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti’nin mirasçısı iddiasındabulunarak Osmanlıların Anadolu’da ilerlemesine karşı koymakta idiler. Osmanlı-Karaman rekabeti Osmanlıların Eratna Beyliğinden Ankara’yı alması ile çatışmaya girmemek için kızı Nefise Sultan’ı,Karamanoğlu Beyi Alaadin Ali Bey ile rahatça Rumeli fetihlerine devam Sırbistan, Venedik ve Papalık’ın tahriki ile Alaadin Ali Bey,1386’da Osmanlıların elindeki Hamitoğulları toprakları almak isteyerek harekete prestijini korumak ve arkasını sağlama almak isteyen Sırp Kralı Lazar’ın oluşturduğu tehlikeyi bir yana bırakarak süratle Anadolu’ya geldi ve Karaman toprağına girerek Ali Beyi yendi1387 ve Konya kalesini kuşattı. Alaadin Ali Beyin barış isteğini I. Murat kabul etti. Böylece Karamanoğulları Osmanlıların üstünlüğünü kabul etti . NOT Karamanoğulları ile ilk mücadele bu olayla başlamıştır.1387 Bu olay, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren özenle takip ettiği “Beyliklerle dost geçinme politikası”nı terk ettiği ilk hadise olması bakımından önem taşır. BALKANLAR’DA GELİŞMELER SazlıdereSavaşı1362 ve Edirne ile Filibe’ninFethi, Sırpsındığı Savaşı 1364 Çirmen Savaşı 1371-Sırplarla yapılan bu savaşı Osmanlılar kazandı. I. Kosova Savaşı 1389 1 Sazlıdere Savaşı 1362 Taraflar Osmanlı X Bizans + Bulgar ittifak güçleri Sebebi Osmanlıların Edirne’yi fethetmek istemesi. Sonuç 1- Edirne alındı. 2- Bizans’ın Bulgar ve Sırplarla olan bağlantısı kesildi. 3-Balkanlarda fetih yolları açıldı. 4-Gümülcine ve Filibe alınarak Çatalca’ya kadar ulaşıldı. Edirne’nin Fethinin Önemi 1-Edirne’nin fethi ile burası devletin yeni başkentipayitaht oldu. 2- Sırp ve Bulgarların Bizans’la bağlantısı kesildi. 2 Sırpsındığı Savaşı 1364 Sebep Edirne ve Filibe’nin Osmanlıların eline geçmesi Sırp ve Bulgarları rahatsız etmiş, bunların papaya başvurmaları üzerine Sırp, Bulgar, Macar, Eflak-Boğdan ve Bosnalılar gibi Balkan Devletlerinden oluşan ve komutanlığını Sırp kralı I. Layoş’un yaptığı bir Haçlı ordusu Haçlı Ordusunu,Hacı İlbeyi komutasındaki bir akıncı birliği ani bir baskın sonucu yok etmiştir. Sonuçları Bu zaferle Balkan Devletleri üzerindeki Macarların etkisi kırılmış, Türklerin Balkanlardaki ilerlemeleri hız kazanmıştır. Tuna nehrine kadar olan yerler Türklerin eline geçmiştir. Bulgar Krallığı,Osmanlılara bağlandı. Zaferden sonra Edirne başkent yapılmıştır. Önemi 1364 Sırp Sındığı Savaşı Osmanlıların Balkanlarda haçlılar ile yaptığı ilk savaştır. 3 Çirmen Savaşı 1371 Sebep 1-Türkleri Balkanlardan atmak 2-Bulgar krallığının Osmanlı hâkimiyetinden kurtulmak Makedonya’yı ele geçirmek istemesi. Savaş Makedonya bölgesini almakla görevlendirilen EVRANOS BEY’e karşı Sırplar birleştiler. Çirmen Savaşı ile düşmanı yenilgiye uğrattı Sonuçları 1-Makedonya’nın yolu Osmanlı’ya Sırp kralı Osmanlı hakimiyetini tanıdı. 3- Bundan sonraki fetihlerle Batı Trakya ve Makedonya’nın bir kısmı alındı. Evranos Beye bağlı akıncı kuvvetleri Kavala, Drama, Serez ve Selanik gibi şehirler aldılar. 4 Ploşnik Yenilgisi 1388 Osmanlıların Anadolu’da Karamanoğulları ile mücadelesini fırsat bilen Haçlı ordusu, Morova kıyısındaki Ploşnik’te Osmanlı ordusunu bozguna uğrattılar.1388.Bunun üzerine Timurtaş Paşa,Güney Sırbistan’ı terk edip Niş’e kadar çekildi. Önemi ve Sonuçları Ploşnik bozgunu Hıristiyanların Türklere karşı kazandığı ilk büyük zaferdir. Ploşnik Bozgunu Savaşı’nın sebebidir. Sırp Kralı Lazar,bu zaferle büyük bir üstünlük kazandı ve Osmanlılara karşı Balkanlarda bir ittifak kurmaya Kosova Savaşı 1389 Sebepleri Sultan Murat’ın Anadolu’da Karamanoğulları ile uğraşmasını fırsat bilmeleri, Ploşnik bozgunu sonucu Osmanlıların Balkanlarda ilerleyişini durdurmak için Sırp Kralı LAZAR’ın öncülüğünde Haçlı I. Murat komutasındaki Osmanlı Ordusunun zaferiyle sonuçlandı. I. Murat şehit oldu, yerine oğlu Yıldırım Bayezıd geçti. Tuna’ya kadar topraklar Osmanlıların eline geçti. Osmanlıların karşısında güç olarak sadece Macar kralı kaldı. Osmanlı Devleti ilk kez bu savaşta sesinden yaralanmak ve düşmanı korkutmak için top kullandı. Türklerin İslam dünyasındaki önemi arttı. Önemi 1389 Savaşı,Haçlılar ile yapılan ilk büyük meydan savaşıdır. Anadolu beylikleri ilk kez bu savaşta Osmanlı ordusuna yardımcı kuvvet yollamışlardır. I. MURAT DÖNEMİNDE DEVLET TEŞKİLATINDAKİ GELİŞMELER 1- Divan teşkilatı sistemli ve sürekli hale getirildi. 2- Yeniçeri ocağının temeli olan Acemioğlanlar ocağı,Kapıkulu Ocakları kuruldu. İlk kez Pençik Sistemi uygulanmıştır. Pençik ; ordunun asker ihtiyacının savaş esirlerinden karşılanması ile ilgili bir sistemdir. 3- Defterdarlık,kazaskerlik ve veziriazamlık makamları oluşturulmuştur. İlk kazasker Çandarlı Kara Halil Paşa; ilk veziriazam Lala Şahin Paşa’dır. 4- Veraset sisteminde değişiklik yapıldı. “Devlet hükümdar ve çocuklarının ortak mah” sayıldı. 5- İlk defa Tımar Sistemi uygulandı Rumeli’de 6- l. Murat “Sultan” unvanını kullanan ilk Osmanlı Padişahıdır. 7- Balkanlarda fethedilen toprakların yönetimini kolaylaştırmak amacıyla merkezi Manastır olmak üzere RUMELİ BEYLERBEYİLİĞİ kurulmuştur. Lala Şahin Paşa ilk Beylerbeyi oldu. * Topçu birliği İLK defa zamanında kuruldu. * Karamanoğulları ile İLK savaşı yaptı1387 * Osmanlı padişahların SULTAN ünvanını İLK kullanan tarihinde ise ilk kez Gazneli Mahmud kullanmıştır. * Top İLK defa I. KOSOVA SAVAŞI ında kullanıldı.sesinden yararlanmak amacıyla * Savaş alanında şehit düşen İLK Padişah I. MURAT olmuştur Savaşı’nda Sırp kralı Lazar’ın kayınbiraderi olan Miloş Ubiliç tarafından. * İLK Osmanlı-Haçlı savaşı SIRPSINDIĞI SAVAŞI’dır.1364 * İLK BEYLERBEYİ Lala Şahin Paşa olup, döneminde Rumeli Beylerbeyidir.* İLK KAZASKER döneminde atanan Bursa kadısı Candarlı Kara Halil’dir.* İLK YENİÇERİ OCAĞI zamanında kuruldu1362. * İLK DEVŞİRMEtoplama sistemi döneminde uygulanmıştır.[wp_ad_camp_2]
Sultan Murat Hüdavendigar adıyla da bilinen padişah, idari alanda birçok yeniliğe imza attı. Devletin otoritesini her şeyin üstünde tutan 1. Murad'ın fakirlere ve alimlere çokça yardım ettiği bilinmektedir. Osmanlı tarihi boyunca en çok sefere çıkan padişahlardan biri olan Sultan Murat, Bulgar Krallığı ve Sırbistan'a karşı birçok zafer elde etti. 1. Murat Dönemi Gelişmeleri Nelerdir? Edirne'nin fethi ile sonuçlanan Sazlıdere Savaşı, 1362 yılında yapıldı. Bizans İmparatorluğuna karşı zafer elde eden Osmanlı Devleti, Balkan topraklarındaki en güçlü devlet oldu. Bu savaşın ardından Avrupa ülkeleri Papanın önderliğinde bir konsey oluşturdu. Türklerin Avrupa'ya doğru ilerlemesini durdurmak için Haçlı Ordusu kuruldu. Osmanlı Devleti ile Haçlı Ordusu arasında yapılan ilk savaş Sırp Sındığı Savaşı'dır. 1364 yılında gerçekleşen savaşta Eflak, Bulgar ve Macarlardan oluşan Haçlı Ordusu yenilgiye uğratıldı. 1369 yılında Edirne başkent yapıldı. Edirne, İstanbul fethedildiği 1453 yılına kadar Osmanlı Devletine başkentlik yapmıştır. Sultan Murad, bazı şehirleri savaşmadan, beyliklerden çeyiz olarak aldı. Bu şehirlerin başında Kütahya ve Akşehir geliyor. Isparta ve Yalvaç ile Hamitoğullarından parayla alındı. 1. Murad döneminde Osmanlı mimarisi de gelişmiştir. Bu dönemde yapılan ve günümüze kadar ulaşan en ünlü yapılar arasında, Gelibolu Hüdavendigar Cami ve Bursa Şehadet Cami yer alıyor. Bunun yanı sıra birçok cami ve hamam yaptıran Sultan Murad, Osmanlı mimarisinin gelişmesinde etkili olmuştur. 27 yıl süren hükümdarlığında eğitime de önem verilmiş ve 50'ye yakın yeni medrese açılmıştır. Dönemin en önemli gelişmeleri arasında Yeniçeri Ocağının kurulması da yer alıyor. İlk başta padişahın güvenliğini sağlamak için kurulan Yeniçeri Ocağı, daha sonraki yıllarda Varna ve Niğbolu Savaşlarının kazanılmasında etkili oldu. Özellikle 16. yüzyıldan sonra birçok isyan çıkaran ve iç karışıklığa neden olan Yeniçeri Ocağı, II. Mahmut tarafından 1826 yılında kaldırıldı. 1. Murad hem savaşlarda hem de yönetimde çok büyük başarılara imza attı. Tımar sistemini kuran padişah, ilk kez Pençik sistemini uyguladı. İlk vezir ataması da onun döneminde yapıldı. Yeniçeri Ocağından bir yıl sonra Topçu Ocağı kurulmuştur. Bu ocakta yapılan toplar ilk kez 1. Kosova Savaşında kullanıldı. Çek ve Sırpların da yer aldığı Haçlı Ordusuna karşı yapılan savaş, Osmanlı Devletinin kesin zaferiyle sonuçlandı. Savaşın sonunda 1. Murat, yaralıların durumunu kontrol ederken bir Sırp askeri tarafından göğsünden hançerlendi. Ağır yaralanan padişah, bir gün sonra vefat etti ve yerine oğlu I. Bayezid geçti.
Toplumsal alanda yapılan başlıca inkılaplar ve düzenlemeler 1-Din kurumlarının düzenlenmesi Tarikat, Tanrı’ya ulaşmak için izlenen yollardan her birine denir. Tarikat mensuplarının toplandıkları yere tekke, küçüğüne de zaviye denir. Zamanla bu tarikatların gerçek amacından uzaklaşıp cumhuriyete karşı faaliyetlere başlayınca tekke ve zaviyeler ile türbeler çıkarılan bir kanunla kapatıldı 1925. Yine aynı kanunla “şeyhlik, dervişlik, dedelik, seyyitlik, çelebilik, türbedarlık” gibi toplumsal alanda ayrıcalık ifade eden unvanlar da kaldırılmıştır. Bunların özel kıyafetlerinin giyilmesi de yasaklandı 2-Kıyafette değişiklik 25 Kasım 1925'te "Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun" çıkarıldı. 1934'te din adamlarının kıyafetlerine ilişkin yasal düzenleme yapıldı. Bu kanunla, din adamlarının dinî kıyafetleriyle ibadet yerleri dışında gezmeleri yasaklandı. Yalnız her dinin en yetkili kişisi dinî kıyafetiyle dolaşabilecekti. 3-Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik 26 Aralık 1925'te çıkarılan bir kanunla, o zamana kadar kullanılmakta olan, Hicrî ve Rumî takvimlerin yerine Milâdî takvim kabul edildi, l Ocak 1926'dan itibaren de kullanılmaya başlandı. Alaturka denilen, güneşin batışına göre ayarlanan saat yerine, çağdaş dünyanın kullandığı saat sistemi kabul edildi. 1928 yılında yapılan bir değişiklikle milletlerarası rakamlar kabul edildi. 1931'de kabul edilen bir kanunla eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirildi. Eskiden kullanılan arşın, endaze, okka gibi ölçü birimleri kaldırıldı. Bunların yerine uzunluk ölçüsü olarak metre, ağırlık ölçüsü olarak kilo kabul edildi. 1935'te çıkarılan bir kanunla, cuma günü olan hafta tatili değiştirilip, cumartesi öğleden sonra ve pazar günü hafta tatili olarak kabul edildi. 4-Soyadı Kanunu Osmanlı devletinde insanların soyadı olmayıp genellikle isimlerinin yanında lakap, baba adı, ayrıcalık ifade eden bazı unvanlarla anılırdı. Ancak bu, nüfus, askerlik, tapu, okul, adalet, ticaret gibi işlerde karışıklıklar çıkarıyordu . Bu karışıklığın önüne geçmek için 21 Haziran 1934'te Soyadı Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla, aile gülünç, ahlaka aykırı olmama ve Türkçe olma şartı ile istediği soyadını alabilecekti. 24 Kasım 1934 tarihinde TBMM tarafından, Gazi Mustafa Kemal Paşaya "Atatürk" soyadı verildi. 5-Kadının Sosyal ve Siyasal Hakları İlk Türk devletlerinde kadının yeri önemliydi. Erkek ile eşit ve toplumda söz sahibiydi. İslamiyet ile beraber Arap kültürü etkili olunca Osmanlılarda kadının yeri gerilemeye başladı. Erkek egemenliği altına alındı. Haklarını kaybetti. Cumhuriyetle beraber kadın-erkek eşitliğini yeniden sağlamak için bir takım düzenlemeler yapıldı. Cumhuriyetle beraber kadının elde ettiği bazı haklar şunlardır Seçme-seçilme, miras, boşanma, okuma ve meslek sahibi olma gibi. Atatürk, kadının erkekle birlikte öğrenim yapması, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta onlarla birlikte görev alması görüşünü benimsemiş ve savunmuştur. Atatürk Dönemi'nde Türk kadını aile kurma, eğitim yapma ve istediği mesleği seçme hak ve özgürlüğü gibi sosyal haklar kazanmıştır. Türk Medenî Kanunu'nun kabul edilmesiyle, toplumsal ve ekonomik hayatta kadın erkek eşitliği sağlanmıştır. 1930'da Türk Kadınına belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 1933'te muhtarlık seçimlerine katılma hakkına kavuştu. 1934'te yapılan anayasa değişikliği ile Avrupa ülkelerinin birçoğundan önce, milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazandı. 6-Sağlık Alanında Gelişmeler İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti içinde Sağlık Bakanlığı kuruldu. Bulaşıcı hastalıklar ciddî tedbirlerle kontrol altına alındı. Doktor, sağlık memuru ve ebe sayısı artırılarak sağlık hizmetleri yurdun her tarafına yaygınlaştırıldı. Memleketteki hastalıkları ve bunlarla mücadelede izlenecek yollar ve yöntemleri belirlemek, aşılar ve serumlar hazırlamak üzere Ankara'da "Hıfzıssıhha Enstitüsü" hizmete açıldı Memleketin ihtiyacı olan sağlık memuru, hemşire, ebe gibi sağlık personeli yetiştirmek amacıyla çeşitli illerde okullar açıldı. EKONOMİK ALANDA GELİŞMELER Ekonomi İnsanların üretim, pazarlama ve tüketim alanında yaptıkları etkinliklerin tümüdür. Osmanlı ekonomisi, 1750’lerden itibaren çöküşe geçmiştir. Başlıca sebepleri ise kapitülasyonlar, sanayinin gelişmemesi, sürekli savaşlar, tarımın bozulması ve dış borçlar idi. Cumhuriyet döneminde ekonominin düzeltilmesi, askeri zafer kadar önemliydi. Çünkü Atatürk’ün belirttiği gibi, siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıkla tamamlanması gerekir. İzmir İktisat Kongresi 17 Şubat 1923 Milli ekonominin amaçlarını ve bu amaçlara ulaşmada izlenecek yöntemleri kararlaştırmak için 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplanmıştır. Kongrede Misak-ı İktisadi Ekonomik And kabul edildi. Buna göre, Türk Milleti savaşarak elde ettiği bağımsızlığından asla ödün vermeyecekti. Siyasi bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlık da esastır. Bu esaslar dahilinde yapılacak çalışmalar belirlendi. Alınan Kararlar Yabancı sermaye ve işletmelerden kurtulmak zorunludur. Milli sanayi kurulmalı, sanayinin her alanında gelişme sağlanmalı ve ihracat teşvik edilmelidir. Çiftçilere kredi kolaylığı sağlanmalı ve özel teşebbüse destek sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır. El işçiliğinden ve küçük imalattan, fabrikaya ve büyük işletmeye geçilmelidir. Hammaddesi yurt içinde olan sanayi dalları kurulmalıdır. Yerli mallarının kullanımı teşvik edilmelidir. Devlet, iktisadi görevleri de olan bir kurum durumuna getirilmeli ve özel sektörün kuramadığı işletmeler devlet tarafından açılmalıdır. Tarım Alanında Yapılan Yenilikler Tarım milli ekonominin temeli kabul ediliyordu. Bu alanda gelişme sağlamak için köylünün durumunu iyileştirmek gerekiyordu. Bu amaçla yeni kurulan devlet şu tedbirleri aldı. İzmir İktisat Kongresi’nde buna yönelik kararlar alındı. 1924 yılında Ziraat Bankası anonim şirkete dönüştürüldü. Çiftçilere zirai krediler verildi. Aşar vergisi kaldırılarak köylünün ekonomik bakımdan rahatlaması sağlandı 17 Şubat 1925. 1926’da tütün tekelini elinde bulunduran yabancı Reji idaresine son verildi. 1927 yılında eğitim seviyesi yetersiz olan ziraat okulları kapatıldı, yurt dışına eleman gönderildi, Toprak reformu yapıldı 1929. 1930’da Orta Ziraat Mektepleri, Ankara’da Yüksek Ziraat Mektebi Yüksek Ziraat Enstitüsü haline getirildi. 1931’de Birinci Ziraat Kongresi toplandı. Ziraatta makineleşme için çiftçilere kredi ve vergi indirimleri uygulandı. Üretimi artırmak amacıyla tohum ıslah çalışmaları yapıldı. 1930’dan itibaren Ziraat Kredi Kooperatifleri kuruldu. 1935’ten itibaren Tarım Satış Kooperatifleri kuruldu. 1937’de Ziraat Bankası kamu kuruluşuna dönüştürülerek günümüzdeki şekline geldi. Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler Cumhuriyet döneminden önce ticaret azınlıkların ve yabancıların elindeydi. Ticareti geliştirmek amacıyla şu tedbirler alındı. İş sahipleri ve yatırımcılara kredi sağlamak amacıyla İş Bankası kuruldu 26 Ağustos 1924. Deniz ticaretini geliştirmek amacıyla Türk limanları arasında yolcu ve yük taşıma işi Türk denizcilerine verildi. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926 Sanayi ve ticaret odaları kuruldu. Sanayi Alanındaki Gelişmeler Osmanlı devletinde kapitülasyonların etkisiyle sanayi iyice çökmüştü. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sanayinin geliştirilmesine büyük önem verildi. "Kalkınmak için sanayileşmek bir zorunluluktu". Sanayi teşvik ve koruma amacıyla 28 Mayıs 1927 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarıldı. Özel sektör sanayi kurması için teşvik edildi. Ancak ülkemizde gerekli sermaye ve yetişmiş elaman olmadığı için, özel sektör sanayi alanında önemli varlık gösteremedi. Sümerbank 1933 ve Etibank 1935 kuruldu Sanayileşmenin özel sektörle yapılamayacağı anlaşılması üzerine 1933 yılından itibaren devletçilik ilkesi uygulanmaya başladı. Bu ilke gereği ağır sanayi yatırımlarını devlet eliyle gerçekleştirilecekti. 1934–1939 yılları arasında beş yıllık kalkınma planı uygulamaya konuldu. Bu dönemde Karabük demir çelik fabrikasıyla cam, deri, kâğıt ve şeker fabrikaları devlet eliyle açıldı. Yeraltı zenginliklerimizi araştırmak için MTA Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu 1935. Madenlerimizin işletilmesi ve kredi ihtiyacının karşılanması için Etibank kuruldu. 1925 yılında yabancı sermaye elindeki sigara tekeli devletçe satın alındı. 1926’da ispirto ve her çeşit alkollü içkilerin imali ve ithali ile şeker ithali devlet tekeline alındı. 1929’da Gümrük Tarife Kanunu ile korumacı dış ticaret politikası uygulandı. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1931 yılında hazırlanmasına başlanılan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1934 yılında uygulamaya konulabildi. Planın amaçları, özellikle zirai üretime dayanan ve hammaddesi Türkiye'de bulunan sanayi işletmeleri kurmak, ithalat konusu olan temel tüketim mallarının üretimine öncelik vermekti. Bu amaçla dokuma, maden, kimya ve porselen sanayilerinin kurulması öngörülüyordu. Yatırımların önemli bir bölümü Sümerbank ve İş Bankası tarafından yapıldı. Ayrıca devlet bütçesinden her yıl ayrılan belli tutarlar ve bazı dış krediler sanayileşme programlarına tahsis edildi. Devlet madencilik alanına da önemli yatırımlar yaptı. Bu amaçla 1935 yılında Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu. Uygulanmakta olan korumacı gümrük politikası sanayi planının yürütülmesi için elverişli bir ortam yaratmıştı. Başarılı olarak uygulanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı üç yıl sürmüştür. İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1937 yılında hazırlandı; uygulanmasına 1938'de geçildi. İkinci plan, ara malları ve yatırım malları üretimine öncelik veriyordu ve daha geniş kapsamlıydı. Bu planda yatırım yapılması öngörülen alanlar, başlıca elektrifikasyon, madencilik, limanlar gibi altyapı tesisleri, makine, gıda, kimya, yakıt sanayileri ve deniz ulaşımı idi. Bu plan ile ihracata da yönelmek hedefleniyordu. Ancak ikinci Beş Yıllık Sanayi Planı, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine uygulanamadı. Bayındırlık Alanındaki Gelişmeler Cumhuriyet döneminde halka daha iyi hizmet götürebilmek için Demiryolları yabancı şirketlerden alınarak devletleştirildi. Yeni demiryolları, karayolları ve köprüler yapıldı. Liman, iskele ve havaalanı yapımına önem verildi. Barajlar inşa edildi İmar çalışmaları yapılarak modern şehirler kuruldu. Kamu binaları, hastaneler ve okullar açıldı.
2. Mahmut Osmanlı Devleti'nin başına geçen zeki ve yenilikçi padişahlardan biri olarak bilinmektedir. Kabakçı Mustafa İsyanından sonra IV. Mustafa'nın tahtan indirilmesinin ardından 28 Temmuz 1808 senesinde 23 yaşında tahtın başına geçmiştir. Aynı zamanda gerileme döneminde padişah olan 2. Mahmut'un getirmiş olduğu yeniliklerin, geçmişteki ıslahatlardan daha da geniş ve kapsamlı olduğu bilinmektedir. Peki, 2. Mahmut ıslahatları nelerdir? İşte maddeler halinde 2. Mahmut döneminde yapılan ıslahatlar… 2. MAHMUT DÖNEMİNDE YAPILAN ISLAHATLAR 2. Mahmut ıslahatları yalnızca askeri alanla sınırlı kalmamış sosyal, ekonomik, kültürel, siyasi ve sağlık alanında da devam etmiştir. Birçok ıslahatı gerçekleştirme konusunda başarı sağlamış olan 2. Mahmut, almış olduğu radikal kararlar ve kurulmasında katkısı oluğu kurumlar ile tarihte unutulmaz padişahlar arasında yerini almıştır. İşte maddeler halinde 2. Mahmut ıslahatları… 2. MAHMUT DÖNEMİNDE SOSYAL ALANDA YAPILAN ISLAHATLAR İlk Posta ve Polis örgütü kuruldu. Kıyafette değişiklikler ve düzenlemeler yapıldı. Memurlara pantolon ve fes uygulaması getirildi. Müsadere Usulü, yani devletin vatandaşların mallarına el koyması uygulaması kaldırıldı. Sağlık örgütü ve ilk karantina sistemi oluşturuldu. Devlet dairelerine padişah portresi asılması uygulaması getirildi. 2. MAHMUT DÖNEMİNDE EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN ISLAHATLAR Avrupa'ya eğitim alması için ilk defa öğrenci gönderildi. İlköğretim İstanbul'da zorunlu hale geldi. Müslüman tercümanlar yetiştirme amacı ile Tercüme Odaları kuruldu. Askeri okullarda Fransızca zorunlu ders haline getirildi. Yurtiçine geziler düzenlendi. Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi olan Takvimi Vekayi Gazetesi 1831'de yayınlandı. Batılı eğitim veren Rüştiyeler ve Mektebi Ulumı Edebiye gibi orta öğretim kurumları açıldı. 2. MAHMUT DÖNEMİNDE EKONOMİ ALANINDA YAPILAN ISLAHATLAR Müslüman tüccara vergi indirimi sağlamıştır. II. Mahmut tarafından yerli malı kullanımı teşvik edilmiştir. İthal malların tüketimi sınırlandırılmaya çalışılmış ve ihracata önem verilmiştir. Yol yapımına önem verilmiştir. Ordunun ihtiyacına yönelik olarak Feshane, çuha fabrikası ve bezhane gibi pek çok tesis kuruldu. Devletin gelirlerini arttırmak amacı ile Evkaf Vekâleti Vakıflar Müdürlüğü kurulmuştur. 2. MAHMUT DÖNEMİNDE ASKERİ ALANDA YAPILAN ISLAHATLAR Yeniçerilerin tekrar tepkisini çekmemek için yeniçeri ocağına bağlı olarak Eşkinci Ocağı kuruldu. Ancak bu ocakta tıpkı diğerleri gibi yeniçerilerin isyanı sonucu kapatıldı. Alemdar Mustafa Paşa'nın isteği ile kaldırılan Nizamı Cedit ordusunun yerine Avrupa tarzında eğitim yaptırılan Sekbanı Cedit ocağı kuruldu. Bu ocak yeniçerilerin tepkisini çekmiş olup Kandıralı isyanı sonucu kapatılmıştır. II. MAHMUT DÖNEMİNDE YÖNETİM İDARİ ALANINDA YAPILAN ISLAHATLAR Askeri ve idari ileri düzenlemek için danışma meclisleri kuruldu. Divan kaldırıldı yerine nazırlıklar/bakanlıklar kuruldu. Senedi İttifak imzalandı. Memurlar, "iç İşleri/dahiliye" ve "dış işleri/hariciye" memurları olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Askeri ve idari işleri düzenlemek adına danışma meclisleri kuruldu. 2. MAHMUT EĞİTİM ALANINDAKİ YENİLİKLER İRİ FATİH İlkokul zorunlu hale getirildi. Rüştiye açıldı. İdadi açıldı. Fransızca Resmi yabancı dil ilan edildi. Avrupa'ya ilk defa öğrenci gönderildi. Tıbbiye açıldı. İlk resmi gazete Takvimİ Vakai çıkarıldı. Harbiye açıldı. II. MAHMUT ASKERİ ALANDA YAPILAN ISLAHATLAR SEVDAM Sekbani cedit Eşkinci ocağı Vakayi Hayriye Daruşurayı askeriye Asakiri muhammediye Mızıkayı hümayun 2. MAHMUT İDARE ALANINDAKİ YENİLİKLER NEDİM Nazırlıklar kuruldu. Encünemi Danişme kuruldu. Tercüme odaları Divan kaldırıldı. İlk nüfus sayımı yapıldı. Meclisi Ahkamı Adliye kuruldu. Muhtarlıklar açıldı.
2 murat dönemi kültürel gelişmeler