Tarifedışı engeller literatürde; • Miktar Kısıtlamaları, • Yeni Korumacılık, • Sübvansiyonlar, • İthalat ve İhracat Vergileri. • Monopoller ve Kartellere karşı önlemler. olarak beş ana başlık altında sınıflandırılır. Tarife Dışı Engelleri detaylandıracak olursak şu şekilde sınıflandırabiliriz; 1. SMA hastalığına sinir sistemindeki motor nöronun hayatta kalması için gerekli olan ve SMN adı verilen bir motor nöron proteininin eksikliği neden olur. SMN motor nöronlarda gen ekspresyonunda önemli bir rol oynar. Bu eksiklik, SMN1 adı verilen bir genin 5. kromozomu üzerindeki genetik kusurlardan kaynaklanır. varlığınbelirli bir fonksiyonu yerine getirmek üzere birlikte kullanıldığı karmaşık bilgi sistemleri tek bir varlık olarak kabul edilebilir. (2) Varlık envanteri asgari olarak varlığın adı, tipi, yeri, yedekleme bilgisi, kuruluş açısından değeri, varlık sorumlusu ve varsa lisans veya kimlik bilgisini içerir. Mıknatıslarinsanlar tarafından çok uzun zamandır kullanılmaktadır. Hindu yazıları Mıknatısların M.Ö. 40. yüzyıla kadar olan tıbbi uygulamalarını ifade eder; Antik Çinliler, Yunanlılar, Mısırlılar ve Romalılar da tıpla mıknatıs kullandılar. Mıknatıslar, eski ve modern kaşiflerin Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin kanser riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal Vay Tiền Trả Góp Theo Tháng Chỉ Cần Cmnd. hagicoZiyaretçi 2 Ocak 2009 Mesaj 1 Mıknatıs neden elektronik aletlerde kullanılır? EN İYİ CEVABI fadedliver verdi Mıknatıslar, elektronik ev eşyalarında, bilgisayarlar ve veri depolama cihazlarında, telekomünikasyon ve biyomedikal cihazları gibi elektromekanik cihazlarda magnetik ve elektromagnetik alan kaynağı olarak, kredi ve ATM kartlarında, bilgisayar monitörlerinde geniş bir uygulama alanında kullanılır. Teknolojideki gelişmelerin ve bundan sonra teknolojide olacak gelişmelerin en önemli faktörü mıknatıs imalatındaki gelişmelerdir. Bu alanda yapılan her yenilik geleceğimizin dünyasını şekillendirecektir. Mıknatısların kullanım alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz…Elektrik Motorlarının Yapımında Buzdolabı Yapımında Çamaşır Makinesi Yapımında Elektrik Süpürgesi Yapımında Saç Kurutma Makinesi Yapımında Elektrikli Matkap Yapımında Elektrikli El Aletkerinde traş makinesi vs.. Kapı Zili Yapımında Radyo ve Telefon Yapımında Ağır Yük Vinçlerinin Yapımında Pusulaların Yapımında Feldspat temizleme Mika ve oksitli mineral ayrımı. Kil temizleme Demirli minerallerin ayrımı. Cam kumu temizleme Demir minerallerinin ayrımı. Yüksek kaliteli kuvars temizleme Manyezit zenginleştirme Serpatin ve demirli bileşiklerin ayrımı Artıklardan metal kazanımı Sahil ve Mineral kumlarının değerlendirilmesi İlmenit ve manyetik mineral ayrımı Kireç taşı ve dolamit temizleme Döküm kumlarının temizlenmesi Refrakter hammaddelerin işlenmesinde Refrakter kalsine malzemelerinin temizlenmesi Tenör yükseltme Bor zenginleştirme Demirli içerikler, kil, arsenik ve mika uzaklaştırılması Kromit zenginleştirme Boksit Tenör yükseltme Magnetik zenginleştirme Atıklardan metal ayrımı Ahşap, plastik, gıda sektörlerde istenmeyen metallerin ayrılmasında Sıvılar içindeki demir bileşiklerinin ayrılmasında Ağır ortamlarda oluşturulan ağır ortamın geri kazanılmasında Dökümden gelen metalin ayrımında Seramik ve Cam sektöründe hammadde ve ara ürünlerde demir ve bileşiklerinin ayrılmasında Öğütülmüş endüstriyel hammaddelerin ve gıda ürünlerinin prosess sırasında demir kirliliklerinin ayrımında kullanılır. Yüksek alan şiddetli magnetik çubuklar, seramik, cam, gıda, plastik, madeni yağ, boyalar, kuru ve sıvı ortamlarda demir ve diğer magnetik metallerin tutulmasını sağlar Denizciler pusula ile yönlerini bulurlar. Hurda yığınları arasındaki demir parçalarının ayıklanmasında Vinçler de ağır yükleri kaldırmak için elektro mıknatıs kullanılır. Elektrik motorlarında,kapı zillerinde,telgraf ve telefon gibi araçlarda Elektrik santrallerinde jeneratörlerde elektrik elde etmek için kullanılır Hızlı trende raylarda ve treninde sürtünmeyi azaltmak için kullanılır. BAKINIZ Mıknatıs Son düzenleyen Safi; 21 Kasım 2017 0244 fadedliverZiyaretçi 2 Ocak 2009 Mesaj 2 Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Mıknatıslar, elektronik ev eşyalarında, bilgisayarlar ve veri depolama cihazlarında, telekomünikasyon ve biyomedikal cihazları gibi elektromekanik cihazlarda magnetik ve elektromagnetik alan kaynağı olarak, kredi ve ATM kartlarında, bilgisayar monitörlerinde geniş bir uygulama alanında kullanılır. Teknolojideki gelişmelerin ve bundan sonra teknolojide olacak gelişmelerin en önemli faktörü mıknatıs imalatındaki gelişmelerdir. Bu alanda yapılan her yenilik geleceğimizin dünyasını şekillendirecektir. Mıknatısların kullanım alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz…Elektrik Motorlarının Yapımında Buzdolabı Yapımında Çamaşır Makinesi Yapımında Elektrik Süpürgesi Yapımında Saç Kurutma Makinesi Yapımında Elektrikli Matkap Yapımında Elektrikli El Aletkerinde traş makinesi vs.. Kapı Zili Yapımında Radyo ve Telefon Yapımında Ağır Yük Vinçlerinin Yapımında Pusulaların Yapımında Feldspat temizleme Mika ve oksitli mineral ayrımı. Kil temizleme Demirli minerallerin ayrımı. Cam kumu temizleme Demir minerallerinin ayrımı. Yüksek kaliteli kuvars temizleme Manyezit zenginleştirme Serpatin ve demirli bileşiklerin ayrımı Artıklardan metal kazanımı Sahil ve Mineral kumlarının değerlendirilmesi İlmenit ve manyetik mineral ayrımı Kireç taşı ve dolamit temizleme Döküm kumlarının temizlenmesi Refrakter hammaddelerin işlenmesinde Refrakter kalsine malzemelerinin temizlenmesi Tenör yükseltme Bor zenginleştirme Demirli içerikler, kil, arsenik ve mika uzaklaştırılması Kromit zenginleştirme Boksit Tenör yükseltme Magnetik zenginleştirme Atıklardan metal ayrımı Ahşap, plastik, gıda sektörlerde istenmeyen metallerin ayrılmasında Sıvılar içindeki demir bileşiklerinin ayrılmasında Ağır ortamlarda oluşturulan ağır ortamın geri kazanılmasında Dökümden gelen metalin ayrımında Seramik ve Cam sektöründe hammadde ve ara ürünlerde demir ve bileşiklerinin ayrılmasında Öğütülmüş endüstriyel hammaddelerin ve gıda ürünlerinin prosess sırasında demir kirliliklerinin ayrımında kullanılır. Yüksek alan şiddetli magnetik çubuklar, seramik, cam, gıda, plastik, madeni yağ, boyalar, kuru ve sıvı ortamlarda demir ve diğer magnetik metallerin tutulmasını sağlar Denizciler pusula ile yönlerini bulurlar. Hurda yığınları arasındaki demir parçalarının ayıklanmasında Vinçler de ağır yükleri kaldırmak için elektro mıknatıs kullanılır. Elektrik motorlarında,kapı zillerinde,telgraf ve telefon gibi araçlarda Elektrik santrallerinde jeneratörlerde elektrik elde etmek için kullanılır Hızlı trende raylarda ve treninde sürtünmeyi azaltmak için kullanılır. BAKINIZ Mıknatıs Son düzenleyen Safi; 21 Kasım 2017 0253 MisafirZiyaretçi 20 Ekim 2010 Mesaj 3 BİLDİĞİM KADARIYLA Şu anda elementlerini tam hatırlamıyorum ama iki madde kobalt ve karbon olsun bu iki maddenin bileşimi 1500 C ısıtılınca mıknatıslık özelliği kazanır yine aynı derecede bir mıknatıs ısıtılırsa mıknatıslık özelliği kaybolur. Doğal mıknatıs tabiatta zaten hazır olarak var Erzurum Palandöken'de arabaların rampa yukarı gitmesi gibi. Bu maddeleride ansiklopedilerden araştırabilirsin. Temel olarak zaten dünyanın bir manyetik alanı var "Kuzey ışıkları" diye bilinen bir konu var araştırırsan sana daha fazla fikir verir ve çekme kuvveti hava yardımıyla işlev kazanır havasız ortamda ne mıknatıs ne de radyo dalgaları iş görmezler. Bir diğer konu magmanın sıvı oluşu nedeniyle yerkabuğu batıdan doğuya dönerken magma dönmediğinden bi nevi ters istikamette dönüyormuş gibi oluyor ve bu zıt manyetik kuvvet yerçekimini azaltarak canlıların rahat hareket etmesini sağlıyor Aksi halde bir adım atmak için 70 kg güç harcamamız gerekiyor. Yani dünya bir mıknatıs zaten. Barış Manço ekvatorda bir deney yapmıştı Bir kovaya su boşaltırken üzerine birkaç parça saman koymuştu suyun dönüş yönünü görmek için kuzeyde saat ibresinin tersine dönerken güneyde saat ibresi yönünde dönüyordu aradaki mesafe 2-3 metre idi. Şuan sadece Negatif -elektron iş görür diyen bilim adamları elektronu hareketli protonu sabit kabul ediyorlar ama elektron kaybeden bir atomdaki nötron ne oluyor mıknatıs pil vs. söylemiyorlar çünkü tamamı teori. Oysa Kuran'da herşeyin çifter yaratıldığı belirtilmektedir. 20-10-2010 ENVA MisafirZiyaretçi 13 Ocak 2013 Mesaj 4 bn bulamadım aletler şunlar telefen mikrafon hoporlö buz dolabı hard disk ziller saat televizyon monitörü bilgisayar monitörü radyo pusula kaset filb disk atm ve banka kartları dikiş makinesi Global İklimlendirme İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Ergün Kurluk, dünyada baş gösteren çip krizinin yeni dönemde ürünlere zam...A+A-Global İklimlendirme İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Ergün Kurluk, dünyada baş gösteren çip krizinin yeni dönemde ürünlere zam olarak yansıyacağını, Süveyş kanalında tıkanıklığa yol açan gemi nedeniyle de ürünlerin teslim tarihinin sarktığını söyledi."The Ever Given" isimli dev konteyner gemisi, geçen ay Süveyş Kanalı'nda yaptığı kaza sonucu 6 gün boyunca deniz trafiğinin durmasına neden oldu. Bu trafiğin aksaması da ham petrol, LNG ve pek çok ürün sevkiyatlarında aksamalara yol kaldırılıp trafiğin açılmasının ardından bu seferde otomotivde başlayarak elektronik gibi diğer sektörlere de sıçrayan küresel çip tedariki sorunu ortaya çıktı. Bu sorun çerçevesinde birçok firma üretimini durdurdu."Dünya ticaretince 1 hafta işletmeyi kapattınız"Global İklimlendirme İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Ergün Kurluk, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Kurluk, Süveyş kanalındaki tıkanıklığın üretimde aksamalara yol açtığını belirterek, "Süveyş kanalında ki kapanma sektörü çok olumsuz etkiledi. Bizim dahi ürünlerimiz gemide ve yaklaşık 1 haftadır çıkmıyor. Düşünün ki dünya ticaretince 1 hafta işletmeyi kapattınız. Böyle bir şekil aldı. Ürünler gelmedi, ticaretin her noktasını etkiledi. Fabrika da klima bitmiş fakat kartonu o gemide yada araba bitmiş silecek motoru bekliyor. Bu çok ciddi anlamda üreticileri sıkıntıya soktu. Daha sonra bunun etkilerini düşündüğümüzde iş birikmeleri, sırada bekleyen evraklar, TSE işlemleri, gümrük işlemleri, bunların navlun ve lojistik hizmetleri gibi faktörleriyle ticarette minimum 15 gün işletmeleri etkiledi" diye konuştu."Son 5 ayda navlun fiyatları anormal şekilde arttı"Uluslararası taşımacılıkta kiralık konteyner fiyatlarının bin 900 dolardan 10 bin dolara çıkmasını da değerlendiren Kurluk, "Kanaldaki tıkanıklığın tüketiciye yansımasında bitmiş ürünlerin 15 gün gecikmesi olacaktır. Stoklu ürünlerde bu süspanse edilir ama diğer taraftan tüketicinin bir şeye ihtiyacı varsa beklemeye almak zorunda kaldı. Bir tek bunlar değil ama son 5 ayda navlun fiyatları anormal şekilde arttı. Dünyadaki birkaç armatür firma ellerinde ki bin 900 dolarlık 40'lık konteyneri 10 bin dolarla yükselttiler. Biran da konteyner bulunmadı. Belli yerlerde bir takım sıkıntıları suni olarak oluşturarak bir ürünü 5 katına kadar çıkarttılar" dedi."Çiple alakalı üretimlerde önlem alınmazsa çok ciddi sıkıntılar çekilecek"Çip sıkıntısının da gündemde olduğunu belirten Kurluk, "Bu en son 2017'de Japonya'daki Tsunami sonucu olmuştu. Çip üreten tesisler yerle bir olmuştu ve dünya 1 sene çipsiz kalmıştı. Kimse çip üretemedi, üretilen ürünlere çipler takılamadı. Çok büyük bir hadiseydi ama o atlatıldı. Şimdi tekrar gündeme geliyor ama bu yaşanmıyor. Üretim tesisleri Uzak Doğu'da olduğundan dolayı yavaş yavaş söylenmeye başlıyor ama Türkiye ve Avrupa'ya bunun yansıması birkaç ay alacak. Eğer çiple alakalı üretimlerde önlem alınmazsa çok ciddi sıkıntılar çekilecek. Her türlü sektöre kötü bir şekilde yansıyacak. Dünya bir şeyi bir anda çekiyor fiyatlar yukarı gidiyor, bir anda bollaştırıyor fiyatlar aşağı gidiyor. Maalesef yukarıya çıkan fiyatlar biraz güç aşağıya iniyor. O nedenle bakırda da, alüminyumda da çipte te belli kişiler tarafından oynanılıyor ve buda ekonomiye kötü yansıyor" şeklinde konuştu. "The Ever Given" isimli dev konteyner gemisi, geçen ay Süveyş Kanalı'nda yaptığı kaza sonucu 6 gün boyunca deniz trafiğinin durmasına neden oldu. Bu trafiğin aksaması da ham petrol, LNG ve pek çok ürün sevkiyatlarında aksamalara yol kaldırılıp trafiğin açılmasının ardından bu seferde otomotivde başlayarak elektronik gibi diğer sektörlere de sıçrayan küresel çip tedariki sorunu ortaya çıktı. Bu sorun çerçevesinde birçok firma üretimini durdurdu.“Dünya ticaretince 1 hafta işletmeyi kapattınız”Global İklimlendirme İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Ergün Kurluk, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Kurluk, Süveyş kanalındaki tıkanıklığın üretimde aksamalara yol açtığını belirterek, “Süveyş kanalında ki kapanma sektörü çok olumsuz etkiledi. Bizim dahi ürünlerimiz gemide ve yaklaşık 1 haftadır çıkmıyor. Düşünün ki dünya ticaretince 1 hafta işletmeyi kapattınız. Böyle bir şekil aldı. Ürünler gelmedi, ticaretin her noktasını etkiledi. Fabrika da klima bitmiş fakat kartonu o gemide yada araba bitmiş silecek motoru bekliyor. Bu çok ciddi anlamda üreticileri sıkıntıya soktu. Daha sonra bunun etkilerini düşündüğümüzde iş birikmeleri, sırada bekleyen evraklar, TSE işlemleri, gümrük işlemleri, bunların navlun ve lojistik hizmetleri gibi faktörleriyle ticarette minimum 15 gün işletmeleri etkiledi” diye konuştu.“Son 5 ayda navlun fiyatları anormal şekilde arttı”Uluslararası taşımacılıkta kiralık konteyner fiyatlarının bin 900 dolardan 10 bin dolara çıkmasını da değerlendiren Kurluk, “Kanaldaki tıkanıklığın tüketiciye yansımasında bitmiş ürünlerin 15 gün gecikmesi olacaktır. Stoklu ürünlerde bu süspanse edilir ama diğer taraftan tüketicinin bir şeye ihtiyacı varsa beklemeye almak zorunda kaldı. Bir tek bunlar değil ama son 5 ayda navlun fiyatları anormal şekilde arttı. Dünyadaki birkaç armatür firma ellerinde ki bin 900 dolarlık 40'lık konteyneri 10 bin dolarla yükselttiler. Biran da konteyner bulunmadı. Belli yerlerde bir takım sıkıntıları suni olarak oluşturarak bir ürünü 5 katına kadar çıkarttılar” dedi.“Çiple alakalı üretimlerde önlem alınmazsa çok ciddi sıkıntılar çekilecek”Çip sıkıntısının da gündemde olduğunu belirten Kurluk, “Bu en son 2017'de Japonya'daki Tsunami sonucu olmuştu. Çip üreten tesisler yerle bir olmuştu ve dünya 1 sene çipsiz kalmıştı. Kimse çip üretemedi, üretilen ürünlere çipler takılamadı. Çok büyük bir hadiseydi ama o atlatıldı. Şimdi tekrar gündeme geliyor ama bu yaşanmıyor. Üretim tesisleri Uzak Doğu'da olduğundan dolayı yavaş yavaş söylenmeye başlıyor ama Türkiye ve Avrupa'ya bunun yansıması birkaç ay alacak. Eğer çiple alakalı üretimlerde önlem alınmazsa çok ciddi sıkıntılar çekilecek. Her türlü sektöre kötü bir şekilde yansıyacak. Dünya bir şeyi bir anda çekiyor fiyatlar yukarı gidiyor, bir anda bollaştırıyor fiyatlar aşağı gidiyor. Maalesef yukarıya çıkan fiyatlar biraz güç aşağıya iniyor. O nedenle bakırda da, alüminyumda da çipte te belli kişiler tarafından oynanılıyor ve buda ekonomiye kötü yansıyor” şeklinde konuştu. Kısa sürede tüm dünyaya yayılan ve Türkiye’de de halen etkisini sürdüren Covid-19 salgını hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Google News'te Doğruhaber'e abone olun. Salgın sonrasında her sektörde olduğu gibi beyaz eşya ve mobilya satan esnaf da düğünlerin iptal ya da ertelenmesinden dolayı işleri düştüğü için zor günler geçiriyor. Covid-19 salgını nedeniyle evlilik yolundaki çiftlerin büyük bir bölümü düğünlerini daha ileri bir tarihe ertelerken kimileri de iptal etti. Düğün salonu kiralamaları, mobilya ve beyaz eşya satışları, düğünlerin ertelenmesinden veya iptal edilmesinden olumsuz etkilendi. Düğün, nişan gibi etkinliklerin kısıtlanması ve sınırlı sayıda kişinin katılımıyla sadece nikâh törenlerine izin verilmesinden olumsuz etkilenen mobilya ve beyaz eşya sektörü, kısıtlamaların kaldırılacağı ve düğünlerin başlayacağı günü bekliyor. Gaziantep’teki sektör temsilcileri, özellikle hafta sonu kısıtlamalardan dolayı düğünlerin ertelendiğini ve bu durumun da sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Covid-19 salgının evlenecek çiftleri tedirgin ettiğini belirten sektör temsilcileri, arkadaşları ve yakınları ile eğlenerek evlenmek isteyen çiftlerin virüs bitene kadar evlilik planlarını rafa kaldırdığına dikkat çekti. Ahmet Ahmet Arslan Kısıtlamaların ardından düğün ve nişanlar ertelendiğinden dolayı beyaz eşya ve mobilya siparişlerinin iptal edildiğini belirten Ahmet Arslan, bu durumun da işlerini yarı yarıya düşürdüğünü ifade etti. “Yüzde 60-70 oranında bir kaybımız var” Bu süreçten en çok beyaz eşya ve mobilya sektörünün etkilendiğini belirten Arslan, “Müşterilerimize ürünlerini teslim edemedik. Düğünlerin ertelenmesi ve iptal edilmesi sektörümüz için büyük bir darbe oldu. Bundan dolayı bir mağduriyet yaşıyoruz. İnşallah devletimiz bu konuda bir kolaylık sağlar. Çünkü ciddi anlamda bir sıkıntı yaşıyoruz. Düğünler olmuyor, çiftler aldıkları ürünleri ya askıya aldı ya da iptal etti. Bundan dolayı büyük bir sıkıntı içerisindeyiz. Şu anda yüzde 60-70 oranında bir kaybımız var. Bu da ciddi bir rakamdır. O yüzden sektör olarak ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bahar ve yaz ayları düğün sezonumuzdur. İşlerimizin açılması düğün salonlarının açılmasına ve düğünlerin yapılmasına bağlıdır. Düğünlerin yapılmasına izin verilmez ve düğün salonları açılmazsa bahar ve yaz aylarında da bizim için değişen bir durum olmayacaktır. Devletimizin bunun için bir kolaylık yapması lazım. Gerekirse düğün kapasitelerini biraz düşürüp düğünlerin yapılması lazım. Bizde kültür olarak düğün olmazsa insanlar nikâha çok sıcak bakmıyorlar. Bundan dolayı düğünler erteleniyor. Ertelendiği zaman da sektör olarak etkileniyoruz.” dedi. Bekir Bekir Mizmizoğlu “Düğünler ertelendiği için beyaz eşya satışı olmuyor” Covid-19 salgınından birçok sektör gibi mobilya ve beyaz eşya sektörünün de olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Bekir Mizmizoğlu, “Düğünler ertelendiği için beyaz eşya satışı olmuyor. Hem ciro hem de satış olarak çok etkilendik. Ciromuzu yapamazsak mağazamızın bize vermiş oldu kotalarımızı da yapamıyoruz. Elimize istediğimiz bir paramız da geçmiyor. Bu durum da haliyle bizi etkiliyor. Maddi yönden her şekilde etkileniyoruz. Geçtiğimiz yıla göre satışlarda yarı yarıya bir düşüş var. Bu da bizi fazlasıyla etkiliyor. Evlenecek çiftler düğünlerini erteliyor. Çünkü pandemiden dolayı istedikleri gibi bir düğün yapamadıklarımdan dolayı düğünlerini erteliyorlar. Düğünlerin ertelenmesi satışlarımızı da etkiliyor. Pandemi olmamış olsaydı, işlerimiz çok iyiydi. Yetkililerden kısıtlamaları biraz esnetmelerini istiyoruz. Düğünlerin yapılmasını istiyoruz. Tekrar artık eski düzene geçmek istiyoruz. Gerçekten artık eski günleri özledik.” ifadelerini kullandı. Ali Adlı Ali Adlı “Hafta sonu kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” Salgın nedeniyle düğün sezonunun açılmamasının satışlarını yok denecek kadar azalttığını ifade eden Ali Adlı, “Daha çok evlenecek çiftlere hitap ettiğimizden dolayı bu süreçten en çok biz etkilendik. Pandemi en çok bizi olumsuz etkiledi. Evlenecek çiftler düğünlerini erteliyorlar. Bundan dolayı bayağı bir sakinlik yaşıyoruz. Şu anda yüzde 30 gibi bir düşüş var ama bu aydan aya da değişiyor. Genelde satışlarımız cumartesi ve pazar günleri oluyor. Hafta içi müşterilerimiz çalıştıklarından dolayı satışımız cumartesi ve pazar günü oluyor. Cumartesi ve pazar kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu. Osman Demir “Düğünlerin ertelenmesi bizi mağdur ediyor” Osman Demir de Covid-19 salgını nedeniyle düğünlerin ertelenmesi ve evliliklerin azalması nedeniyle çeyiz ürünlerine olan talebin yüzde 50 oranında düştüğünü belirterek şunları söyledi "Pandemi dolayısıyla her yerde olduğu gibi özellikle çeyiz sektörü olarak biz de bu süreçten daha çok etkilendik. Satışlarımız yüzde 50 oranında düştü. Bu da tabi ki bizleri bayağı bir etkiledi. İşçinin sigortası, maaşı ve diğer giderleri derken bu durumda mağdur olduk. Bu konuda devletin de desteğini bekliyoruz. Sattığımız ürünler çeyiz ve ev eşyası olduğundan dolayı düğünlerin olmaması bizleri bayağı olumsuz etkiledi. Covid-19’dan dolayı düğünler erteleniyor. Düğünlerin ertelenmesi de bizi mağdur ediyor.” İLKHA Elektronik maalesef ülkemizin değerini anlayamadığı bir alan. Vizontele filmindeki “Deli Emin” karakteri aslında elektronikle uğraşan kişilere yönelik yakıştırılan imajı yansıtır. Bir de Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı “Sakar Şakir” filminde televizyona çıkmaya çalışan adam tiplemesi vardır. Elektroniğe dair, filmlerden aklımda kalan tiplemeler bunlar. Köyün Delisi Elektronikçi Deli Emin Elektronikle nasıl tanıştığımı daha önce yazdığım bir yazıda paylaşmıştım. Bir çocukluk hobisi olarak başladığım bu alan benim mesleğim oldu. İşin daha çok yazılım ağırlıklı kısmında olmama rağmen kendimi hala elektronik mühendisi olarak görüyorum. Elektronikle uğraşan herkes dışarıdan böyle görünüyor sanırım 🙂 10-12 yıllık ar-ge mühendislği sonrasında son yıllarda “yandan” yaptığım danışmanlık ve eğitim verme işlerini bu yıl tam zamanlı bir işe çevirdim. Şu anda da hem firmalara hem de bireylere gömülü sistemler konusunda eğitim ve danışmanlık yapıyorum. Bu vesile ile farklı sektörlerde firmaları tanıma imkanım oluyor. İş yaptığım ve tanıştığım tüm firmaların ortak problemi “yetişmiş insan gücü” Hangi sektörün değil ki? . Tabi ki gündemdeki en büyük sıkıntı “ekonomik sıkıntılar” ancak hali hazırda işleri yürüyen, müşterilerine hizmet veren ve ekonomik olarak o kadar da sıkıntısı olmayan firmalardan bahsediyorum. O problemleri olan firmalar zaten eğitim ve danışmanlık gibi işlere para ayıramıyor. Lisans eğitimimde okuduğum bölüm “elektrik – elektronik mühendisliği” idi. Aslında problemlerin bir kısmı burada başlıyor. Eğitim sistemimizin genel problemleri dışında burada sadece kendi alanıma odaklanmaya çalışacağım. Kişisel görüşüm elektronik mühendisliğinin kendi adıyla anılacak bir lisans programı olmayı hakeden bir alan olduğudur. Elektrik mühendisliği ile paylaştığı ortak bir taban olmasına rağmen aslında çalışma alanları olarak oldukça farklı olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla benim de mezunu olduğum elektrik – elektronik mühendisliği bölümlerini çok anlamlı bulmuyorum. Ayrıca gördüğüm kadarıyla bölümlerin içeriklerinde de bir standart yok. Bu bölümlerin genellikle iki alandan birisinde güçlü olduğu görülür. Tabi son dönemde arka arkaya açılan üniversiteler ile herhangi birinde güçlü olmayan bölümler de olması bizi şaşırtmaz. Eğer bir elektronik meraklısı olarak elektronik ağırlıklı bir bölüme düşerseniz kendinizi şanslı sayabilirsiniz. Elektronik meraklısı biri olarak elektronik bölümünde okuma şansınız olduysa yine şanslı sayılabilirsiniz. Ancak girdiğiniz bölümde sizden başka kimsenin böyle bir merakı yoksa bu durumda da biraz şanssızlık sayılabilir. Elektronik alanında sıkı işler yapan arkadaşlarıma baktığımda ortak özelliklerinin genelde çocuk yaşlarda bu alana ilgi duymaları ve bu ilgilerinin peşlerinden gitmeleri olduğunu görüyorum. Elektronik bölümünde okuduktan sonra elektronik alanında çalışanların oldukça “istisna” olduklarını söyleyebilirim. Yani elektronik mühendisi olarak yetişmek biraz “şans” seviyesinde bir durum. Bu durum halihazırda bir elektronik sektörü olmayan ya da yok denecek kadar küçük olan ülkemizde bir sorun oluşturmuyordu belki. Yani bu bölümü okuyanlar bu alanda “gerçek anlamda” yapacak iş olmadığını görüp ya farklı alanlara kayarlardı ya da yurt dışına gitmeyi tercih ederlerdi. Son zamanlarda eğitimler verdiğimi söylemiştim. Bu eğitimleri verdiğim kişilerin büyük çoğunluğu elektronik, elektrik-elektronik, mekatronik mühendisliği mezunu mühendisler oluyor. Bu kişilere C programlama, gömülü sistem programlama gibi konularda eğitimler veriyorum. Eğitim vermeye başladıktan sonra aslında ne kadar zor bir şeye kalkıştığımı farkettim. Aslında lisans seviyesinde halledilmesi gereken birçok konuyu mezun olmuş ve 2-3 sene tecrübeli mühendislere anlatmak durumundayım. Tabi bu durum bu insanların suçu da değil. Kendi aldığım lisans eğitimini de hatırladığımda birkaç değerli hocamı tenzih edersem kendim de “bilinçli” bir mühendislik eğitimi aldığımı söyleyemeyeceğim. Mühendis olarak çalıştığım sürenin büyük bölümünde kazandığım parayı “C dilinde kod yazarak” kazandım diyebilirim. Ünivesitede C programlamayı sadece 1 dönem gördüğümüzü, gelen kişinin bilgisini aktarmakta çok da maharetli olmadığını ve kendi merakımla öğrendiğim için arkadaşlarıma da yardımcı olduğumu hatırlıyorum. Dersin adı da C değil C++ idi. İkisi de farklı dillerdir halbuki O dersin bize neden verildiğine dair de kimsenin bir fikri belki dersi verenin de yoktu. Bugün eğitim verirken en çok karşılaştığım zorluk C dili bilinmeden gömülü sistem programlama konusunda daha ileri konulara geçmenin imkansıza yakın olması. Ancak C dili de maalesef 4-5 günlük bir eğitimle halledilebilecek bir konu değil. Belki lisans eğitiminde 2 dönemlik ders ve sonrasında uygulamalarla belirli bir seviyede öğretilebilir. Bugün C dili yaptığımız işlerde çok önemli bir bölümü içeriyor ancak mühendislik bölümlerinin bundan haberi yok gibi. Burada elektronik mühendisliği ile ilgili işlerden kastettiğim büyük oranda elektronik ürün geliştirme yani ar-ge mühendisliği ür-ge de diyebiliriz, ikisi arasındaki fark ve benzerlik konusuna burada girmiyorum. Son dönemde özellikle de savunma sanayiindeki projelerin artışı ile ar-ge mühendisliği pozisyonlarında bir artış var. Tabi tek konu “C dili” değil. Elektronik alanında temelde donanım ve yazılım olarak ayırırsak elektronik temelleri, devre tasarımı gibi konuların da önemli olduğunu görüyoruz. Sonrasında sektöre göre değişmekle birlikte otomatik kontrol, güç elektroniği, sinyal işleme gibi konular ağırlık kazanabiliyor. Zaman zaman da öğrenci arkadaşların davetleri üzerine üniversitelere gidip onlarla sohbet etme şansım oluyor. Ayrıca yine öğrencilerden çok miktarda soru alıyorum. Bu soruların ortak noktaları elektronik mühendisliğinde çalışma alanları veya gömülü sistemler konusunda çalışmak için ne gibi özelliklere sahip olunması gerektiği ile ilgili oluyor. Buradaki sıkıntılardan birisi de bölümü okurken öğrencilerin aslında ileride nasıl bir alanda çalışacaklarını veya çalışma isteyeceklerini bilememeleri. Tabi bu durum tüm eğitim sistemimizdeki temel sorunlardan bir tanesine dayanıyor. Meslek seçimlerimizi bilinçli şekilde yapamıyoruz. Erken yaşlarda başlaması gereken mesleki yönlendirme üniversite sınavı girişi öncesi ve çok stresli geçen bir dönemde, belki de sadece bir rehberlik hocasının “yönlendirmesine” kalıyor. Elektronik mühendisliği ile alakalı olarak gördüğüm sorunlardan birisi de gösterilen derslerin hepsinde bir standart olmaması. Kimi bölümlerde C dili gösterilirken diğerinde Java, kiminde 8051 mimarisi gösterilirken diğerinde 8086 PC mimarisi gösterilebiliyor. Belki diğer sorunlar arasında bu çok daha küçük olarak kalıyor olabilir. Eğitim sistemimizle ilgili problem artık hepimizin malumu. Ancak burada konuyu sadece elektronik mühendisliği ile sınırlı tutmaya çalışıyorum. Gördüğüm kadarıyla sektörümüz “kan ağlıyor” ve hep konuşulan o “katma değerli” üretimi gerçekleştirmeye en yakın sektörlerden birisinin elektronik olduğuna inanıyorum. Aslında içine elektroniğin “sızmadığı” bir alan hemen hemen kalmadı da diyebilirim. Yani artık bir karar vermemiz gerekiyor. Ya gerçekten konuştuğumuz kadar gerçekten katma değerli üretime yönelmeli ve elektronik gibi alanları nasıl ihya edebileceğimize odaklanmalıyız. Mesleki eğitimi maalesef ideolojik ve benim saçma bulduğum bir şekilde öldürdük. Bugün meslek liseleri artık kimsenin tercihi olmayan ve “başka hiç bir yere girememiş” öğrencilerin gitmek zorunda oldukları okullar durumuna getirilmiş durumda. Bu imajı değiştirmeye çalışan ve gerçekten içerikli okullar açıldığını da görüyoruz. Hatta artık ara eleman sıkıntısından bunalan sanayicilerin kendileri okullar açıyor. Elektronik benim hem kendi gönül verdiğim bir alan hem de ülkemiz için de büyük bir şans olabileceğini düşünüyorum. Kaldı ki artık yüksek teknoloji konusunda ne iş yapıyor olursanız olun yolunuz elektronik ve yazılımla kesişecektir. Umarım bu ülkemiz bu alanın değerini anlamaya gerçekten başlar!

mıknatıslardan olumsuz olarak etkilenen elektronik eşyalar