Divanedebiyatı, en özgün şairlerinden olan Nedim’in ve Şeyh Galib'in ardından, 18. yüzyılda bir duraklama dönemine girdi. Daha sonraki şairler özellikle bu iki şairi taklit ettiler ve özgün yapıtlar ortaya koyamadılar. 19. yüzyılda Divan edebiyatı artık gözden düşmüş ve eleştiri konusu olmuştu.
Divanedebiyatı ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Divan edebiyatı" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Divan edebiyatı ile ilgili " 8 " şiir aşağıdadır. Muammalar ve divan edebiyatı ve
Dostbî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli’ zebûn * Sâye-i ümmîd zâ’il âfitâb-ı şevk germ Rütbe-i idbâr ‘âlî pâye-i tedbîr dûn * Akl dûn-himmet sadâ-yı tâ'ne yer yerden bülend Baht kem-şefkat belâ-yı ‘ışk gün günden füzûn * Men garîb ü râh-ı mülk-i vasl pür-teşvîş ü mekr Men harîf-i sâde-levh
zerre samimiyet barındırmaz. anlattığı sevgi, aslında yoktur. vesilesiyle bahsi geçen kadınlar hiçbir zaman var olmamışlardır. 'yoluna ölürüm, evinin etrafını kabe niyetine döndüm durdum, saçının teline kalbimi bağladım, küçümseyici bakışların canıma can katıyor, bir kere gülmen için ayaklarının altına halı olayım' nev'inden dizeler sıralayan divan
Divan Edebiyatında her kelime içinde derin anlamlar ve hikayeler barındırır. Bu da şairin söyleyiş güzelliğiyle alakalıdır. Gül, rengi, kokusu, şekli, dikenleri, ömrünün kısa oluşu ve gonca haliyle türlü mazmunlara konu olmuştur. Kırmızı rengi sevgilinin yanağı, kokusu sevgilinin kokusu, üzerindeki çiğ taneleri ise
Vay Tiền Trả Góp Theo Tháng Chỉ Cần Cmnd. Divan Şiiri ve Şairleri Bu asırda hükümdarlara ve diğer devlet büyüklerine kasideler takdim eden ve bu devlet büyüklerinden alaka , saygı ve himaye gören divan şairlerinin sayısı oldukça hükümdarları,saraylarını ve saray çevrelerini birer akademik muhit haline koyduklarından devrin divan şairleri de bu çevrede toplanıyor, orada şöhret kazanıp orada yükseliyorlardı. Din dışı şiir büyük gelişme gösterdiğinden aşk ve şarap şiirleri yani gazeller geniş rağbet görüyor ; gittikçe daha ustalıklı, daha güzel sesli eserler halinde söyleniyordu. 15. asrın başında Timur istilasıyla keyfi kaçan Osmanlı cemiyeti, Çelebi Sultan Mehmed'in , devleti yeniden kurması ve Sultan İkinci Murad'ın bu devlete büyüme ve yükselme imkanları hazırlaması ile kendine gelmiş, bir huzur ve emniyet havası gelmiş, ve bu hava onun şiirine de tesir ederek bu şiire bir yaşama sevinci getirmiştir. Özellikle İstanbul fethi Osmanlı Türkçesi edebiyatında bu yaşama sevincini en yüksek seviyeye ulaştırmıştır. Divan şiirinin genel özellikleri şöyledir birimi beyittir. Beyit, kendi içinde anlam bütünlüğü taşır. Beyitlerle kurulan nazım biçimlerinde beyitleri birbirine bağlayan ölçü ve uyak birliğidir. İranlıların Araplardan alarak yeniden düzenledikleri aruz ölçüsüdür. edebiyatında genellikle tam ve zengin uyak kullanılmıştır. edebiyatında Arap ve Fars edebiyatlarından alınan nazım biçimleri kullanılır gazel, kaside, mesnevi, musammat, rubai.... Edebiyatının kaynakları din, tasavvuf, Kuran, hadis,peygamber hikayeleri, evliya menkıbeleri , İran ve İslam mitolojisi, XIII. yüzyılından sonra yerli yaşam, günlük olaylar... olmuştur. Bu nedenler ile şiirlerde aşk, şarap , din ve ahlak ile ilgili soyut kavramlar işlenmiştir. Şiirlerin kişi ve toplum yaşayışı ile ilgili gerçeklere , doğaya ilgileri azdır. Stilize edilmiş bir doğa anlayışı ile dağa öğeleri nakış, motif gibi kullanılmıştır. Divan şiirinde aşk ön plandadır. Aşk anlayışı çağın mutlak hükümdarlık sistemine ve tasavvuf düşüncesine dayanır. Sevgili , mutlak iktidar sahibi ,zalim , vefasız; aşık ise bahtsızdır. Şairler için anlatılmak istenen platonik aşktır. şiirinden kaderci bir dünya görüşü egemendir. Şairler, dünyanın geçici olduğundan, feleğin cerrinden , zamanın kötülüğünden yakınırlar. şiirinin dili Arapça , Farsça sözcük ve tamlamalarla dolu Osmanlıca denilen yazı dilidir. özentilidir Ustalık, benzetmeler yapmak mecazlı, sanatlı değişler yaratmak, kalıplaşmış anlamlı sözcükleri yeniden kullanmaktır. Bu nedenle şair, özden çok söyleme biçime önem verir. Divan şiirinde nazirecilik yaygındır. konularına göre değişik biçimle adlandırılır. Ölüm teması işleyen MERSİYE’, Peygamberlerin erdemlerini anlatan şiirlere NAAT’, Tanrıya yakarışı işleyen şiirlere MÜNACAAT’ , Tanrının birliğini anlatan şiirlere TEVHİD’ , şairin kendini övdüğü şiirlere FAHRİYE’ , şairin toplumsal çarpıklıkları dile getirdiği yergilere de HİCİV’ denir. biçimleri genelde Arap ve İran şiirlerinden alınmıştır. Divan Edebiyatı nazım biçimleri iki ana bölümde işlenir.
en güzel divan edebiyatı şiirleri