Bir Sezen Aksu yorumu da Nihat Hatipoğlu'ndan geldi - Haberler. Herkes ne diyeceğini merak ediyordu! Bir Sezen Aksu yorumu da Nihat Hatipoğlu'ndan geldi. Sezen Aksu'nun şarkısında geçen
ÖncelikleKuran-ı Kerim deki ayetleri tefsir etmeye başlayan İslam Alimleri arasında en önemli isim Rafizuddin Razi Hazretleridir. Bu büyük İslam alimi Kuran-ı Kerim’de uzaydaki yaşam üzerine bölümler buldu.
Nihat Hatipoğlu 25 Nisan’da Kocaeli'ye geliyor. Çayırova Belediyesi'nin Ramazan ayına özel düzenlediği "Seccadeni Al Gel" programına Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu da katılarak, vatandaşların sorularını yanıtlayacak. Çayırova Belediyesi, Ramazan ayına özel 25 Nisan Pazartesi günü saat 20.30'da Çayırova Stadyumu’nda
Haber 7 - Türk akademisyen, ilâhiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Ordu'nun Kumru ilçesinde düzenlenen etkinliğe katıldı.
Nihat Hatipoğlu'nun ATV'de sunduğu programda bir genç, pandemi dolayısıyla Kabe'ye astral seyahat ile gitmenin mümkün olup olmadığını sordu. Hatipoğlu, ise "Kabe'ye dua ile gidilir" şeklinde konuştu. ATV'de yayımlanan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ile Sahur ve İftar programına, dün akşam Muş Merkez'den bir genç katıldı. Genç, Hatipoğlu'na "Malum pandemi dönemindeyiz
Vay Tiền Trả Góp Theo Tháng Chỉ Cần Cmnd. iletişim SMS Gönder MB yazboşluk bırak mesajını yaz 'ye gönder Ücret 1,60TL'dir Müşteri Hizmetleri 444 88 81
televizyonda sans eseri denk geldigimde ne diyor bu adam yahu seklinde delirmeme yol açan , sorgulayamayan beyinler için uydurulmus, çağdışı, islam dışı en azından benim anlamak istediğim islamın dışı bilgilerdir. bazı örnekler verirsek ;- cuma günü ölen kişi cennete ya ? adam hertürlü ahlaksızlığı , serefsizligi yapsın, zavallı insanların yardım için verdigi paraları hortumlasın bkz deniz feneri dernegi, ömür boyu her türlü kötülüğü yapsın sonra karambole cuma ölüversin... ver elini cennet... ne kıyak iş be...- xxx ismini hatırlayamadım ayetini sabah akşam okuyanlar cennete gider... bak buda pratik bir yolmus...- hamile bir kadın, çocuğunun beyninin hiç gelişmediğini, bir bozukluk nedeniyle kafatasının içinin tamamen bıoş oldugunu, doktorların bu şekilde yaşamasına imkan olmadığını söylediğini anlatıyor. çocuğu aldırmayı düşündüğünü, dinen bir sorun olup olmadığını soruyor. bu adam da çocuğu aldırmasının günah olacağını söylüyor. ya bir özür olsa anlarım bir yere kadar ama çocuğun beyni yok be adam ! ölü doğacak, hatta zaten ölü... bu kadıncagıza bu eziyeti nasıl reva görürsün... allah bu adama ve onu arayanlara akıl fikir versin... sahurda bir gece ne diyo bakayım diye açtığımda hadisleri okuyup, bazı dini açıdan önemli şahısların* cümlelerini okuyup, "sadece kuran okumak yeter diyenler bunları nasıl okumazsınız, sadece kuran okumakla olmaz tekbaşına kuran yetmez" diye avaz avaz bağırması bana göre zırvadır evet, gece gece uykumu bu millet neredeyse islamiyeti kabulünden beridir zaten "haşa biz anlamayız" diyerek kuran okumamıştır, okumaz. ama bilmemne hocaefendilerin kitaplarını pek sever, böyle televizyondan din öğrenir. ne diyon sen allasen.. cenneti anlatırken "orada tuvalet ihtiyacı gidermiyeceksiniz, buna gerek olmayacak çünkü o ihtiyacınızı terleyerek, çok rahat ve temiz bir şekilde halledeceksiniz" şeklinde anlatması. ya çok güzelde o ter bok kokmasın sonra ? hatta bu hayatta da sıçmayan büyük sevaba girecekmis.. di mi hocam ? ne o öyle bok falan... tutun içinizde sevaba girin... sozlukten aldigimiz haberlere gore bu zirvalar icin gunluk tl kadar aliyormus kendisi.. * nihat bey gunluk ne kadar ucret talep ediyorsunuz kanalimizdan?- bunlar gonul isi, gonlunuzden ne koparsa artik.* tl ??-gonlu bol insanlar..son birkac gundur rastladigim zirva basliklari soyle* kadinlar adet donemlerinde oruc tutabilir mi?? uzman jinekologumuz adet gununun 5 gun oldugunu ve ondan sonraki 15 gun kadinlarin "temiz" oldugunu bu surede kan da gelse , kiyamette kopsa oruc tutulacagini buyurmustur. temiz ne demek?? regl olmak kirlenmek mi, bu zihniyet cikip akil veriyor insanlara.. ayrica bu soruyu soran 2 gram dusunebilmekten aciz kadinlar siz nekadar zamandir adet goruyorsunuz, yillardir degil mi?? ama hala sorabiliyorsunuz.. * kadinlarda "beyaz akinti" gelirken dini yazilar uzerlerinde tasinabilir mi?? gercekten inanamiyorum, bu zirva bile degil artik. sen nasil boyle beyaz akinti, kan virt zirt konusabiliyorsun, hekim misin ? peki hic mi utanmiyorsun boyle seyleri ramazanla bagdastirirken..* bireysel emeklilik caiz midir? yine kendisi engin bilgileriyle soyle buyurmustur peygamber de kuran i kerim e eklemelerde bulunmus, ya ne olacagimis sadece bir postaci olacak degil mis ya?? insanin ic guzelliginin yuzune vurma teorisine gittikce inanmaya basladim gercekten. az önce avrupada kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının türkiye'den çok daha fazla olduğunu ama bilerek haber yapılmadığını söyledi. her sene kadın cinayetleri artarak devam ederken ve her geçen gün yeni ve iğrenç cinsel istismar haberleri duyulurken halk tarafından kanaat önderi görülen hatipoğlu bunları kötülemek yerine avrupa bizi kötü göstermek için yapıyor diyerek bunları normalleştirmekte. ciplak banyo yapmak mekruhtur. amk banyoda neyin nasil yapilacagi konusunda bile zirvalamistir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
"Ey Allah’ın Resulü, kıyamet ne zaman kopacak?" Peygamberimiz şöyle cevap verdi "Bu hususta kendisine sorulan zat yani, peygamber soru sorandan daha bilgili değildir." Doğrudur. Peygamberimizin buyurduğu gibi kıyametin zamanı gizli tutulmuştur. İlan Kerim, Hz. Peygamber’in kıyametin zamanının tayiniyle ilgili konuşmayacağını bildiriyor "Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. Onu bilip söylemek nerede, sen nerede? Onun nihai -kesin- bilgisi yalnız Rabbine aittir." Nai’at 42-43* *Ê *Kıyamet; evrenin bozulması, her şeyin altüst olması, káinatın ölmesi ve sonradan yeniden dirilmesi anlamına gelir. Kuran-ı Kerim, kıyametle ilgili birçok isim kullanır. Yevmül Kıyame diriliş günü, es-Saa saat, Yevmül Ahir son gün, Yevmüddin ceza günü, Yevmül Fası karar günü, Yevmüt-Teğabun kusurların ortaya çıktığı gün, el-Karia şaşırtan felaket sadece bunların bir kısmıdır. Hem hayatın sona ermesi, hem de yeniden diriliş. Biz buna kıyamet Kerim ve sahih hadisler, kıyametin küçük ve büyük alametlerinden bahseder. Álimler genellikle -uzun yıllardır- küçük alametlerin bir kısmının meydana geldiğini söylerler. Biz de bu yazıda káinatın ön dengesinin bozulması anlamındaki küçük alametlerden bir kısmına değinelim ve soralım Saat yakınlaşıyor mu yoksa?1- İnsanlar ölümü arzulayacak hale gelecek Buhari, fiten 25, Müslim, fiten 53-54.Yaşam çekilmez hale gelecek, vefasızlık, dengesizlik hassas insanları ümitsizliğe sürükleyecek. "Yerin altı, üstünden daha hayırlı" diyecek hale İslami ilimler ortadan kalkacak, cehalet artacak Buhari, fiten 4.Gerçekten de her bilen veya bilmeyenin dini hususlarda cesurca konuştuklarına şahit Depremler çoğalacak Buhari, fiten 25.Belki de yıkıcı ve tahrip edici her türlü deprem çoğalacak. Manevi depremler, psikolojik depremler, aileleri tahrip eden depremler, sadakat değerini ve daha nicesini kökten yıkan Cinayetler çoğalacak, fitneler meydana gelecek Buhari, fiten 4; Müslim fiten 18.Her gün gazete sayfalarında ürperten, iğrendiren cinayetlerle muhatap olmuyor muyuz? Bilezikleri için ninesini öldüren torun, babasını ve kardeşini öldürüp cesedi başında kahvaltı yapan ruh hastaları, bir otopark için birbirlerini kurşunlayan mafya grupları ve daha nice Zina açıkça işlenecek ve günahlar aleni işlenir hale gelecek. Günahların saklanmaması, övünülerek sıkılmadan anlatılması, dengenin bozulduğuna işaret değil mi? Gayrimeşru ilişki ve yaşantının çoğalmadığını kim iddia edebilir?6- Emanet Peygamber’e kıyamet ne zaman kopacak diye soran kişiye Hz. Peygamber şöyle cevap buyuruyorlar "Emanet ehil olmayana bırakılınca kıyameti bekle."Bu haber gerçekleşti mi? Yoksa henüz vakti var mı? Aslında bunun cevabını vermek için sağa sola, yani etrafımıza bakmamız yeterlidir. Birçok görevin, kurumun, müessesenin başında ehil insanlar mı, yoksa kayırılanlar mı var! Sanıyorum hiçbirimiz, gönlümüz rahat bir şekilde "Emanetler ehillerin elinde" diyemeyiz. Dün de böyleydi, bugün de böyle. Hiç kuşkunuz olmasın, yarın da böyle olacaktır. Hz. Ömer hassasiyeti gelişmedikçe "emanetler pazarlanmaya" devam Ayak takımı sefil insanlar yükselecekler. Müslim İman, Nevevi, 1/163.Hz. Peygamber, "Rüveybide" konuşmaya başlayınca kıyamet beklenecek buyuruyor. Soruluyor "Rüveybide" ne demek diye. Peygamberimiz şöyle buyuruyor "İnsanlar adına konuşan sefiller." İman Ahmet, Müsned, 15/37-38.8- Ancak birbirlerini tanıyanlar selamlaşacaklar. Ahmet, Müsned, 5/333İnsanlar arasında güven ve sıcak ilişkiler kaybolacak. İnsanlar bir ortama girdiğinde -eğer tanıdık kişi yoksa- sadece bakışacaklar ve en basit bir sevgi sözcüğünü, selamı bile Yalan yere şahitlik çoğalacak, doğru şahitlikten kaçınılacak Fethül bari 5/ 261; Nevevi, 2/8182.10- Ani ölümler çoğalacak Heysemi, mecme, 7/325.Belki trafik kazaları, belki sel ve depremler, belki yaygın hastalıklar, belki anarşi kastedilmiştir. Ama ani ölümlerin çoğaldığı bir vakıa. Kıyametin bugün dünyanın geçmiş ömrüne kıyasla daha da yakınlaştığını söylemek mümkündür. İnsanlığın kıyametle randevusunun yaklaştığına dair yazacaklarımız daha devam Hafta içi her sabah saat arasında canlı yayında Star TV’de sorularınızı ÖĞRENELİMKefenin beyaz olması şart mı?Yılmaz DİNÇ/MANAVGATSünnettir. Ama şart değildir. Beyaz bulunmazsa başka renkten kumaş da kefen gayrimeşru haram ilişki yaşıyor. Boşanmayı isteme hakkım var mı?Didem T./İSTANBULÖncelikle eşinizi bu çirkin halden kurtarmaya çabalayınız. Boşanma meselesine gelince, böyle bir kocadan boşanmayı isterseniz dinen sorumlu olmazsınız. Buna hakkınız vardır. Komşum evli olmasına rağmen káğıt üzerinde bekár görünüp ailesinden kalan maaşı alıyor, bu sakıncalı mı?Talip YALÇIN/MANİSAEvet, devleti ve kurumlarını aldatmak suretiyle alınan maaş ve diğer gelirler haramdır. Babam, teyzemin kızıyla evlenmemi vasiyet etti, sonra da vefat etti. Bu vasiyeti tutmak zorunda mıyım?Ali UTKU/İZMİRBabanızın vasiyeti sizin açınızdan yerine getirilecek nitelikteyse yerine getiriniz. Ama teyze kızınızla uyum sağlayamayacaksanız, bu evlilik yürümeyecekse, sevmiyorsanız, babanızın vasiyetini yerine getirmek zorunda değilsiniz.
Her şey böyle. Sağlık, gençlik, boş zaman, yetki, güç gibi bütün imkânlar böyledir. Elimizden yitince fark ediyoruz ama yapacak bir şey kalmıyor yitip gidecek en önemli nimetlerden birisi de kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim’dir. Bu hususu Hz. Peygamber bazı hadislerinde anlatıyor. Kıyametin kopmasına az bir zaman kalınca meydana gelecek bu ürpertici bilgiyi Hz. Peygamber şöyle haber veriyor “Elbisenin nakışı eskiyip gittiği gibi, İslamiyet de eskiyip gider. Hatta, oruç nedir, namaz nedir, hac ve umre ibadeti nedir ve sadaka nedir bilinemeyecektir. Allah’ın kitabı Kuran-ı Kerim de bir gecede kaldırılıp götürülecek ve yeryüzünde ondan tek bir ayet bile kalmayacaktır. Çok yaşlı erkekler ve pek ihtiyar kadınlardan oluşan birtakım insanlar kalacak ve Biz babalarımızın öğrettiği şu La ilahe illallah kelimesi üzerine yetiştik de dinden sadece bu kelimeyi biliyoruz. Ve sadece bu kelimeyi söyleriz diyeceklerdir” İbn-i Mace, terceme ve şerhi Haydar Hatipoğlu, Fiten, Hd 4049 bu hadis şüphesiz çok sarsıcı bir hadistir. Kıyamete yakın bir dönemde bu olay meydana gelecektir. Kuran-ı Kerim’in içindeki ayetlerin silinmesi iki şekilde olabilir. Ya gerçekten de bir sabah kalkıldığında ve Kuran-ı Kerim açıldığında dünyadaki bütün Kuran sahifelerindeki ayetlerin kaybolduğunu göreceğiz... Çünkü insanlar O’nu yaşamadılar. Onun gereğini yerine getirmediler. Yüce Allah da kitabını hak etmeyenlerden kaldıracak. Ondan sonra da kıyamet kopacak. Sanki Yüce Rabbimiz, kelamının bulunduğu kainatı yok etmiyor da, kitabını kaldırdıktan sonra kıyamete müsaade da, insanlar Kuran-ı Kerim’i yaşamadıkları için Kuran ayetleri sanki gönüllerinden silinmiş olacak. Dünyalık için okunacak, ders almak için değil. Kuran-ı Kerim’den doğru ve hayati mesajlar çıkarılacağına içi boş yorumlar ve şifremsi hezeyanlara mahkûm edilmeye Kuran’ın kendisi bu yorumu güçlendiriyor “Peygamber, ey Rabbim, kavmim şu Kuran’ı terk edilmiş bir şey haline getirdi dedi”. Furkan, 30Hz. Peygamber de başka seferde Kuran’dan uzaklaşmayı, şöyle ifade ediyor “Gün gelecek elbisenin eskidiği gibi, Kuran da bu ümmetin bir kısmının göğsünden alınıp eskiyecek. Onlar Kuran’dan başka şeye daha çok itibar edecekler. İnsanlar ölçüsüz bir açgözlülüğe yakalanacaklar. Allah’ın hakkını çiğnediklerinde hiçbir endişe ve korku hissetmeyecekler. Bir günah işlediklerinde Allah elbette beni affeder’ diyecekler. Onlar kuzu postu, deri elbise giyecekler ama kalpleri kurt gibi olacaktır. Acımasız ve toleranssız olacaklar, görünüşte uysal görünseler bile en iyileri, kötülüğü emredip iyiliği yasaklayanlar olacaktır.” Hz. Peygamber vahye dayalı ilmin günün birinde yok olacağını söylediklerinde, sahabeden Hz. Ziyad anlamak için sorar Ama biz evlatlarımıza Kuran’ı okutuyoruz. Onlar da evlatlarına okutacaklar. Bu vahiy ilmi nasıl yok olacak ki?Hz. Peygamber “Hayret sana Ziyad! Ben seni anlayışlı bilirdim” dedikten sonra ehli kitaptan yararlanamadıkları gibi Müslümanların da Kuran’dan ders almayacaklarını anlatır... İbn Mace, Fiten, Hd. 4048 Şüphesiz birebir o günlerde değiliz. Allah’a hamd olsun ki henüz bugünlere gelmedik. Belki o günlere daha çok zaman var. Çünkü o günlere gelindiğinde, “Artık ne umre ne de hac yapılmayacak”. Sahihü’l Cami, 7296 O günler, aynı zamanda Yecuc ve Mecuc’un çıktığı günlerdir. Sahihu Kısas, c., 2, s. 418O günler, âlimlere itibar edilmeyen, iyi huylu ve iffetli insandan utanılmayan, büyüğe gerekli saygının gösterilmediği, küçüğe merhamet edilmeyen, insanların dünyalık için birbirlerini boğazladıkları, iyiliği bilmeyen insanların çoğaldığı, iyi insanın başını önüne eğip yürüdüğü, sadakanın küçümsendiği, sahte ve şarlatan Peygamber iddiacılarının çıktığı, sünnetin bid’at gibi algılandığı, karanlık günlerdir. İşte o günler geldiğinde Yüce Allah kitabını hem gönüllerden ve hem de satırlardan kaldıracaktır. Kuran’ın kaldırılmasından üzülmenin veya eyvah etmenin faydası olmayacaktır. Bugün fırsat elimizde. Kuran-ı Kerim evimizde. Yanımızda. Ama kaçta kaçımız Kuran-ı Kerim’i mealiyle bir kez okuduk. Rabbim bize ne diyor. Bizden ne istiyor. Hiç merak ettik mi? Merak etmeliyiz aslında. Çünkü Kuran, yüce ahlakın bizimle sohbet etmesidir. Bizi önemseyip bizi muhatap almasıdır. Ben konuşuyorsam, kulağınızı ve kalbinizi bana açın çağrısıdır kutsal kitap. Onun için Hz. Osman şöyle demişti “Kalplerimizi temizleseydik Rabbimizin sözünden doymazdık.”SORALIM ÖĞRENELİM- Bazı yerlerde şunu gördüm. Allah’ın isimleri ve bazı sureler hakkında şu kadar okunsa şu olur diye yazıyordu. Bu doğru mu? Emine Bozan/EdirneBazı sureler ve ayetlerin fazileti hakkında hadisler vardır. Şöyle okunması iyi olur tarzında Peygamberimizin yönlendirmeleri olmuştur. Bazı dualar hakkında da sabah akşam okunmalı tarzında bilgiler vardır. Allah’ın Yüce isimlerinin hangisinin hangi sıkıntılara çare olduğu hakkında ise âlimlerimizin tecrübeye dayanan bilgilerini Bir erkek arkadaşım kendisini astı ve öldü. Etkisinden çıkamıyorum. Rabbim affeder mi, onu ahrette görür müyüm? Güneş B.İntihar büyük günahlardandır. Ancak intihar eden İslam’dan çıkmaz. Ona dua etmek, bağışlanmasını dilemek lazım. Yüce Allah’ın affedip etmemesi ise Allah’ın kendi bileceğidir. Ahrette kurtulmuşlardan olsa sizde cennet ehli olsanız elbette birbirinizi Biriyle nişanlandım. Ama onun çok güvendiği bir hanım anne kızım senin kısmetin bu oğlan değil. Boşver demiş. Kız benden ayrıldı. Dinen bu olabilir mi? Ali Kutlu/SamsunHanım anne dediğiniz hanımefendinin böyle bir şey söylemesi doğru değildir. Geleceği kimse bilemez. İnsanların hayatıyla oynamak da yanlıştır, günahtır. Ama, sizin nişanlınız, bir hanım annenin sözü üzerine sizden vazgeçebiliyorsa bu evlilikten hayır beklenir mi?- Babam alkollüyken bize beddua ediyor. Bu beddua tutar mı? Kübra S.Babanıza karşı içki içiyor olsa bile saygılı olmanız gerekir. Ancak onu vazgeçirmek için zaman zaman ikaz ediniz. Alkollüyken size beddua etmesinin ise sizin bir suçunuz olmadıktan sonra zararı olmaz.
Tam adı Nihat Hatipoğlu Doğum tarihi 11 Mayıs 1955 Doğum yeri Diyarbakır / Türkiye Ailesi Haydar Hatipoğlu, Ömer Vehbi Hatipoğlu, Mehmet Fatih Hatipoğlu Eşi Emel Hatipoğlu Çocuk ları Said Hatipoğlu, Osman Hatipoğlu, Mustafa Hatipoğlu Mesleği İlahiyatçı, akademisyen Aktif Yılları 2000 yılından bu yana Sosyal Medyada Başlıklar Hakkında Bilgi Videoları Fotoğrafları HakkındaEserleriVideolarıFotoğrafları Hakkında Nihat Hatipoğlu kimdir? Nihat Hatipoğlu, 11 Mayıs 1955 Diyarbakır doğumlu ilahiyatçı ve akademisyendir. Babası Haydar Hatipoğlu’dur. Çocukluğu Diyarbakır’da geçen Hatipoğlu, ilkokul eğitimini Siirt ve Malatya’da alarak tamamlamıştır. 1975 yılında Uşak İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversiteyi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamlamıştır. 1981 yılında mezun olduktan sonra yüksek eğitimini yaparak Aynı üniversite ve fakültede Hadis Ana Bilim dalında doktorasını vermiştir. 1985’te Mısır’da Arapça üzerine eğitim almaya başlamıştır. 1987 yılına kadar eğitim gören Nihat Hatipoğlu, daha sonra İmam-Hatip ve Kur’an Kursları Müdürlüğü görevlerini yapmıştır. 2000 senesinde Doçent olan Hatipoğlu, 2012 yılında ise Profesör olarak akademisyenlik hayatına devam etmiştir. Dicle Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi Hadis Ana bilim dalında Öğretim üyesi olarak görev almıştır. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanı’ olarak görev almıştır. Yayınlamış 10’dan fazla eseri bulunan Hatipoğlu, akademik kariyerinin yanı sıra televizyon dünyasında yaptığı dini programlarla da bilinmektedir. Kanal A’da hazırlayıp sunduğu ilk dini programını 5 yıl boyunca sürdürürken Ankara’da iki yerel radyoda 10 yıl boyunca haftalık yayınlarına devam etmiştir. 2004 yılında Flash TV’de Ramazan için program yaptıktan sonra, 2005 yılında Star Tv ekranlarında Ramazan’da Sahur programı yapmaya başlamış ve ardından Dosta Doğru isimli programla televizyonlarda yayınlarına devam etmiştir. 2010 yılına kadar Star Tv’de bu programları yaptıktan sonra 2011 yılında ATV kanalına geçiş yapmıştır. ATV ekranlarında halen devam etmekte olan Dosta Doğru, Kuran ve Sünnet, Soruları Cevaplıyor isimli programları bulunmaktadır. 15 yıldır sunduğu Ramazan Sahur ve İftar programlarıyla bir ay boyunca yüksek reytingleriyle büyük başarılar elde etmiştir. Halen yurtdışı ve yurtiçinde seminer ve konferanslarını sürdürmekte olan Nihat Hatipoğlu aynı zamanda 2019’da Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne rektör olarak atanmıştır. Eserleri İnsanlığın Geleceği ve İslam, 1988 İslami Davetin İlkeleri, 1988 Fitneler, 1997 Ashapdan Bir Demet, 1997 Bazı Hadislerin Günümüze Yansıması, 1997 Ayetlere Farklı Bir Bakış, 1997 Asr-ı Saadette Müşrik.. Liderler, 1999 Hadislerin Rolü, 1999 Ebu Zür’a er-Razi ve Hadis İlmindeki Yeri, 2000 Hz. Peygamberle İslam’ı Doğru Anlamak, 2006 Saadet Asrından Damlalar, 2008 Sevgi Dininden Yansımalar, 2009 Dört Halife, 2010 Gökteki Yıldızlar, 2010 O’nu Nasıl Sevdiler, 2010 Nihat Hatipoğlu’nun Kaleminden Günlük Dualar, 2010 Barış Elçisinden Rahmet Dokunuşları, 2010 Allah’ı Bildiğimi Sanırdım, 2011 Rahmete Firar Etmek, 2011 Büyüklerin Duaları, 2011 Kur’an ve Sünnet Işığında Felaketler ve Deprem, 2011 Hz. Peygamber ile Kur’an’ı Doğru Anlamak, 2015 Videoları Fotoğrafları Başa dön tuşu
nihat hatipoğlu kuranda geçen isimler